Kravat Osmanlı’ya 19. yüzyılda geldi.
Bu yüzyıl bildiğiniz gibi Osmanlı’da modernleşme sürecinin/çabalarının başladığı dönemdi. Batı’nın uygar hayatı Osmanlı’ya adab-ı muaşeret olarak yansıdı.
Kravatı ilk takan padişahın Sultan Abdülmecid olması da rastlantı değildi. Sultan Abdülmecid, Batı modernizmine hayrandı.
Eh padişah takar da tebaası durur mu? Önce aydınlar, sonra bürokratlar kullanmaya başladı.
Kravat, Osmanlı okumuşları arasında pek sevilirken, mutaassıp çevreler tarafından dışlandı. Onlara göre kravat "medeniyet yuları"ydı.
Medrese çevresi, gávurluğun sembolü gördükleri kravata mesafeli durdular. Bu karşı koyuşu, Batı’yı tamamen reddetmeyen Mehmet Akif Ersoy gibi aydınlar yıktı. Ve İslamcılar zamanla bürokrasi içinde yer almaya başladıkça kravatla tanıştılar. Bu tabii özellikle Cumhuriyet döneminde oldu.
Ancak bugün bile kravata karşı olan radikal İslamcılar var:
Örneğin, bizdeki Abdurrahman Dilipak gibi, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad da kravat takmıyor. Ona göre, kravat Batı’nın simgesi!
Peki kravat takmayan Ahmedinejad neden Batı’nın diğer giysilerini giyiyor?
İran Cumhurbaşkanı kravat takmıyor, ama ceket, pantolon, gömleği reddetmiyor.
Aslında protesto etmesi gerekeni giyiyor!
Takım elbise 16. yüzyılda İspanya’da ortaya çıktı. Hem de, Müslümanları ve Yahudileri topraklarından kovan İspanya Katolik Krallığı’nın hüküm sürdüğü bir dönemde!
Kravatı protesto eden Ahmedinejad, despot Katolik İspanya Krallığı’nın resmi kıyafetini giyiyor!
Neymiş; küçük şahsiyetler, kişilerle uğraşır; vasat şahsiyetler, olaylarla/şekillerle uğraşır; büyük şahsiyetler, fikirlerle uğraşır.