Atatürk
Atatürkün sevgisi
Türk milletinin sesi
Yapacağı çok şey vardı.
Erken yetti vadesi
Kalbimiz ondan çarptı.
Birçok devrimler yaptı.
Bakışları ileri
Bir su kadar berraktı.
Kurduğu Cumhuriyet
Bize büyük bir nimet
Türklüğün Türk dehası
Yaşadın ilelebet
Atatürk
Adını adımdan önce,
Heceledim, öğrendim,
Duvarları, kitapları,
Senin resminle beğendim.
Binbir biçim içinden,
Bir anda seçerim yüzünü,
Kimse alamaz içimden,
Gözlerinin gündüzünü.
Bütün bildiklerimden,
daha yakınsın yüreğime,
Alfabeyi hecelerken,
"Atatürk" yakıştı elime.
Seni yazdım, okudum,
Seni belledim yürekten,
Her törende birlikteyiz,
Bayrağın içinde sen, ben.
Daha iyi anladım her yıl,
Açıldıkça düşüncelerim,
İlk sevgim büyür, büyür de,
Seni daha da severim.
Her yön sen olursun sen,
Kitap, tren, şapka, kravat,
Sen Türkiye'mi uçuran,
En büyük tanrısal kanat.
Her On Kasım'da gözlerimiz,
Bir daha ağlarken sana,
Bir kez daha inanırız,
Her yerde yaşadığına.
Atatürk
Düşmanların elinden
Bizi kurtaran sensin.
Bu toprağı yeniden
Özenle kuran sensin.
Ünümüzü dünyaya
Mertçe duyuran sensin.
Gündüz gün, gece aya
Benzer kahraman sensin.
Adını büyük, küçük
Anıyoruz her zaman,
Adı büyük Atatürk
Anlı şanlı kahraman.
Nabzımızda atansın
Ey ! ölmeyen atamız.
Gönlümüzde yatansın
Seni unutamayız.
Atatürk
Yapraklar dökülür kasımlarda,
Yeller uğuldar vadilerde, ne çıkar,
Bir özgürlüksün çağlara en güzelinden,
Sen bayrak bayrak fikirsin,
Ölüşün diriliştir yeniden.
Başak saçlarında Anadolu'm,
Gözlerinde yurdumun denizleri,
Sen yarınlara uzanmış ışık,
Savaşta kartal, barışta defne çelengi,
Sen sonu yenmiş zamansın.
Sende çarpar, sende düşünür Türkiye'm,
Sende büyür kucaklar,
Ulusun beyni, toprağın yüreği,
Kemal Paşam, Atatürk'üm !
Sen mayıslarda doğan güneş,
Evrenimin sabahı, damarımın kanı,
Sen mavilerde yeşeren yapraksın,
Bir yolsun sevgi, sevgi
Sen her mevsimde açan baharsın !
Atatürk'ün Yazdığı Tek Şiir
Gafil, hangi üç asır, hangi asır,
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarih söylememiş bunu,
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak.
Yaşanan tarihi gömüp doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa' nın Alpler' inde Oğuz torunları,
Doğudan çıkan biz, batıda yine biz;
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
Hep insanlar kendini bilseler,
Bilinir o zaman ki hep biriz.
Türk sadece bir milletin adı değil
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar!
Ey yığın yığın insan gafletleri!
Yırtılsın gökteki gafletten perde,
Hakikat nerede?
Atatürk'ten Son Mektup
Siz beni halâ anlamadınız
Ve anlamayacaksınız çağlarca da…
Hep tutturmuş "Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u diyorsunuz
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz.
Mustafa Kemal'i anlamak bu değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.
Bırakın o altın yaprağı artık,
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ?
Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.
Bana, muştular getirin bir daha,
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan…
Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı ?
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı ?
Mustafa Kemal'i anlamak avunmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.
Halâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
Halâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz.
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın !
Uluslar, fethine çıkıyor, uzak dünyaların…
Mustafa Kemal'i anlamak göz boyamak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.
Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız ;
Laboratuarlarda sabahlayın, kahvelerde değil.
Bilim ağartsın saçlarınızı… Kitaplar…
Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar…
Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.
Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü…
Görüyorum ki, halâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş,
Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen ?
Mustafa Kemal'i anlamak itişmek değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.
Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.
Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister,
Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter !
Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.
Atatürk'ün Resmi
Kürsünün üstünde bir resim;
Gözleri denizlerden mavi,
Bakışları güneşlerden sıcak.
Bu resimle başlar bizim günümüz,
Kıvançla dolar, taşar gönlümüz.
Öğretmenimiz kürsüde
Verdiği dersi
Dinler bizimle birlikte,
Atatürk'ün resmi.
Çalışkanız çünkü
Çalışınca,
Bakarız. Atatürk güldü.
Bir yanlışlık yaparsak,
Bulutlanır gözleri,
Anlarız Atatürk üzüldü.
Mustafa Kemal
Mustafa Kemal'i gördüm düşümde,
Daha, diyordu.
Uğruna şehit olasım geldi hemen
Sabaha, diyordu.
Al bir kalpak giymişti al,
Al bir ata binmişti, al,
Zafer ırak mı ? dedim,
Aha, diyordu.
Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
Mustafa Kemal'i Düşünüyorum
Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri.
Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda,
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri.
Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyorlar cihanın görmediği
Arkasından dağ dağ ordular geliyor
Her askeri Mustafa Kemal'i gibi
Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyor zaferden zafere...
Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Ölmemiş bir kasım sabahı!
Yine bizimle beraber her yerde
Yaşıyor dört köşesinde vatanın,
Yaşıyor damar damar yüreklerde.
Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda;
Mavi gözleri ışıl ışıl, görüyorum.
Uykularıma giriyor her gece.
Ellerinden öpüyorum.
Atatürk Çağları
Seni düşününce
Güzel aydınlık dolar içimize.
Mutluluklar ışır gözlerimizin içi
Cangelir gücümüze.
Karanlıkları dağıtan aydınlığı
Senin gözlerinde buluruz.
Kök salarsın derin sevgilerce
Evrimleşmek, büyümek andımız.
Al gelincikler açar kabrinde
Yarınlara yönelir sesimiz.
İçimizde büyür senin çiçeklerin
Ölünceye dek izindeyiz.
Senin sevginle geliştik, büyüdük
Sen verdin bize özgürlüğümüzü.
Dalgalanıyorsun göklerde bayrak bayrak
Sen güldürdün yüzümüzü.
Sen verdin bize özgürlüğümüzü.
Bir kez daha öğrendi bizi dünya.
Türk tutsak olmaz bilsinler.
Akevrimin masmavi aydınlığındsa
Açar ak karanfiller.
Yurdumuzun dağlama vurur ulu sesin
Yansır bütün yıldızlar
Uzat ellerini bize Atatürk
Dolaşsın varlığımızda nefesin.
Güçlenir büyüklüğünde çağlar
Seni yaşamanın kıvancına ortak
Ses ver ölümsüzlüğün doruğundan
10 Kasınçlarda ulusun ağlar..
Sen Varsın
Millet meclisinde bulduk güveni,
Gül eyledin diken ile geveni,
Dünyada ardında bunca seveni,
Az bulunur, aziz atam sen varsın.
Rehber almış yaşlı, gençlik hepsini,
Meclisin yönetsin benim ülkemi,
Bir gün değil, her gün anarken seni,
Kalbimizde hep sen varsın Atatürk.
Yaşatmadın bize hiçbir kederi,
“Bu olmaz!” dedin, Türk’ün kaderi.
Kurmak için yüce cumhuriyeti
Sadakatten taviz vermedin ATAM.
Atatürk
Bir gün sordum babama,
Atatürk neden büyük?
Çocuğum dedi bana,
Onu seviyor her Türk.
Onu biz değil yalnız
Üstün tanır her millet.
En büyük eseridir,
Kurduğu Cumhuriyet.
Çok kötü bir zamanda,
Uçurumdaydı vatan.
O büyük kahramandı,
Yurdumuzu kurtaran.
Kalbimiz sevgi dolu,
Yol gösteren O, Türk’e.
Yolumuz O’nun yolu,
Saygı duy Atatürk’e
Başöğretmen Atatürk
Atatürk benim
Başöğretmenim.
Ne öğrendimse
Ondan öğrendim.
Baktım ki asker,
Ben de askerim,
Kars’ta, Kore’de
Nöbet beklerim...
Baktım kürsüde,
Nutuk söylüyor,
O’nun sesini,
Dünya dinliyor.
Ne heyecanlı
Ne heybetli O,
Türk tarihinde
En kudretli O.
Tarih okudum,
Baktım başta O.
Her iyi işte,
Her savaşta O.
Bu devrimleri
Hep O düşünmüş,
Milleti için,
Ağlamış gülmüş.
O semamızda
Ebedi güneş,
O gönlümüzde
En harlı ateş.
Çocuk kalbimle,
İlk O’nu sevdim.
Atatürk benim,
Başöğretmenim...
Atatürk
Şimdi bir deniz varsa
Pamuk tarlaları
Rüzgarlar altında
Şimdi bir tren geçiyorsa ovalardan.
Buğday sarısı güneşte
Bir kuş uçuyorsa
Şimdi bir bayrak dalgalanıyorsa
Aylı yıldızlı...
Yaşamak seninle güzel
Yaşamak bunun için büyük
Sevgili Atatürk.
Mustafa Kemaller Tükenmez
Tükenir elbet,
Gökte yıldız, denizde kum tükenir.
Bu vatan, bu topraklar cömert,
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez,
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.
Ben de etten kemiktendim elbet,
Ben de bir gün göçecektim elbet.
İki Mustafa Kemal var iyi bilin,
Ben işte o ikincisi, sonsuzlukta
Ruh gibi bir şey, görünmez;
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.
Hep kardeşliğe, bolluğa giden yolda,
Bilimin, yapıcılığın aydınlığında,
Güzel düşünceler, soyut fikirlerde ben.
Evrensel, yepyeni buluşlarda,
Geriliği kovmuşum ben, dönmez;
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.
Başın mı dertte, beni hatırla,
Duy beni en sıkıldığın an.
Baştan sona her şeyiyle bu vatan,
Sakın ağlamasın Kasımlarda.
Fatihler, Kânuniler ölmez;
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.
O Bir Işıktır
O bir ışıktır,
Sönmedi,
Sönmeyecek.
Türk gençliği
İzinden,
Dönmeyecek.
Kimse kesemez,
İçimizdeki
Büyük hızı…
Bizler yaşadıkça
Yaşatacağız,
Ata'mızı.
Biz Varız
Ömründe davandan vermedin taviz,
Bu yüzden düşmanlar kaldılar aciz.
Bizler geliyoruz zinde ve yağız,
Rahat uyu aziz Atam biz varız.
İlkelerin var ya vermeyiz taviz,
Yıkmak isteyenler vız geliyor, vız.
Koruyacak, kollayacak bizleriz,
Rahat uyu aziz Atam biz varız.
Böldürtmeyiz, vatan bizim canımız,
İlkelerin tendir, bayrak kanımız,
Türk gençliğiyiz biz büyük şanımız,
Rahat uyu aziz Atam biz varız.
Senin Çocukların
Çiçek olup açtılar.
Sokaklarda coştular.
Neşe sevinç saçtılar.
İşte huzurundalar.
Kardeşlikler pekişti.
Hür dünyaya serpişti.
Bak çocuklar yetişti.
İşte huzurundalar.
Minnet şükran sundular.
Huzurunda durdular.
Sevgi bağı kurdular.
İşte huzurundalar.
Atatürk
Üstümüze gece gündüz kol geren,
Bize güzel, iyi günler gösteren,
Türk iline yeni baştan can veren
Kimdir diye sorarlarsa : Atatürk.
Yurdumuzu aydınlatan sabahlar,
Düşmanlara korku veren silahlar,
Tersaneler, fabrikalar, tezgahlar,
Göze çarpan her ne varsa : Atatürk.
Tanrı gibi görünüyor her yerde,
Topraklarda, denizlerde, göklerde.
Gönül tapar kendisinden geçer de
Hangi yana göz dalarsa : Atatürk.
Babasından önce onun adını
Öğretiyor oğluna Türk kadını,
Ondan aldık yaşamanın tadını,
Bahtiyarız, bahtiyarsa Atatürk.
Mustafa Kemal'in Kağnısı
Yediyordu Elif kağnısını,
Kara geceden geceden.
Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,
İnliyordu dağın ardı, yasla,
Her bir heceden heceden.
Mustafa Kemal’in kağnısı derdi, kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
Nam salmıştı asker içinde.
Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
Doğrulmuştu yola önceden önceden.
Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar,
Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı,
Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanısıra,
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafiftiler, inceden inceden.
İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında.
Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri,
Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim;
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
Alını, yeşilini kapmıştı, geçirmişti,
Niceden, niceden.
Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu,
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha dedi gitmez,
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacur gucur
Nasıl dururdu Mustafa Kemal’in kağnısı
Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden.
Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin,
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır,
Düşerim gerilere, iyceden iyceden.
Kocabaş yığıldı çamura,
Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar,
Örtüldü gözleri örtüldü hep.
Kalır mı Mustafa Kemal’in kağnısı, bacım.
Kocabaşın yerine koştu kendini Elifçik,
Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.
Atam
Atam sen ölmedin
Toprağa gömülmedin
Bil bakalım nerdesin
Minicik kalbimdesin.