<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title><![CDATA[Ansiklopedi Nedir Türkçe Ansiklopedi]]></title><description><![CDATA[Yazılar]]></description><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/</link><copyright><![CDATA[Copyright Ansiklopedi Nedir Türkçe Ansiklopedi]]></copyright><generator>sNews CMS</generator><item><title><![CDATA[LİMAN]]></title><description><![CDATA[Gemilerin barınıp, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine uygun doğal ya da yapay koylara verilen ad.  Limanlar genellikle barınaklı bir su düzeyi çevresinde fırtınalara karşı korunaklı olarak yapılır. Bu barınak bazen doğal olup doğal limanları oluşturur. Örnek olarak akarsular üzerinde yer alan ırmak ya da deniz limanları verilebilir. Bazen de barınaklar yapay olarak hazırlanır. Bu limanlara da yapay limanlar denir.
    
Limanlar genellikle aktarma (yolcu ve yük bırakıp alma), dolaşım ve depolama alanlarıyla hizmet binaları olarak kullanılan oldukça geniş araziler üzerinde yer alır.



]]></description><pubDate>Tue, 15 Sep 2009 04:12:04 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/liman/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/liman/</guid></item><item><title><![CDATA[LİKYA]]></title><description><![CDATA[Anadolu’nun güneybatısındaki Teke Yarımadası’ndaki antik bölgenin adı.  Lykia olarak da yazılır. Doğu, güney ve güneybatıda Akdeniz, kuzeybatıda Karya, kuzeyde Frigya, kuzeydoğuda Psidya ve Pamfilya ile çevrilidir. M.Ö. 3. bin yılın başlarında yerleşildiği bilinen bölgede, M.Ö. 2. bin yılda, Doğu Akdeniz’de korsanlıklarıyla dehşet saçan Lukalar (ya da Lukular) yaşamaktaydı. Bu halkın Likyalıların atası olduğu varsayılır.
    
Tarihsel gelişimi hakkında az sayıda bulguya sahip olunan bölge, çok sayıda farklı uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Bu güne kadar gerçekleştirilen arkeolojik araştırmalar, tarihî dönemlerde birçok kez değişen bölge sınırlarını tam olarak netleştirememiştir. Farklı dönemlerde inşa edilen tarihî kalıntıların yarattığı mozaik zengin bir kültür birikimi yaratmıştır. Likya, o dönemlerden bu yana, yakın doğu ülkelerinden Yunanistan’a giden ticaret yolu üzerinde önemli bir uğrak yeri olmuş, sahil şeridindeki tarihî kentlerin limanları da bu nedenle önemli bir işlev kazanmıştır. M.S. 141 ve M.S. 240 yıllarında iki büyük deprem yaşanmış; bundan sonra siteler yeniden inşa edilmiş, ancak yeniden türeyen korsanların da etkisiyle, bazı Likya kentleri giderek sönmeye başlamıştır.
    
Yedinci yüzyılda başlayan Arap akınları sonucunda, bölge görkem ve önemini yitirmiştir. Bölge, Likyalılardan sonra, Pers, Roma ve Bizanslıların da egemenliği altına girmiştir. Günümüze ulaşan kalıntıların çoğu Romalılara aittir.

]]></description><pubDate>Tue, 15 Sep 2009 04:09:07 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/likya/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/likya/</guid></item><item><title><![CDATA[LİKEN]]></title><description><![CDATA[Algler ve mantarların ortak yaşamları sonucu oluşan yapılara verilen ad.  Ağaç gövdelerinde ya da kayaların yüzeyinde yamalı bir görünüm yaratan grimsi yeşil ya da sarı yosuna benzer öbekler. Kökleri, yaprakları ve çiçekleri bulunmayan bu küçük canlıların yeryüzüne dağılmış 15 bin kadar türü bilinmektedir. Kızgın çöllerden kutup bölgelerindeki kayalıklara kadar hemen her yerde yaşayabilen, sıcağa, soğuğa, neme ve kuraklığa son derece dayanıklı canlılar olan likenler yalnızca kirli hava ve tozdan aşırı ölçüde etkilenir. Bu yüzden de özellikle sanayileşmiş, büyük kentlerin çevrelerinde bulunmazlar.
    
Likenler yapılarına göre başlıca üç tipe ayrılır. Bunlardan ilki, kayalara ya da ağaçlara yapışarak, yassı yamalar oluşturan kabuksu likenlerdir; bulundukları yüzeyden parçalar hâlinde koparılabilirler.
    
Görünümleri yaprağı andıran yassı ve genellikle kâğıtsı kütleler hâlindeki yapraksı likenler, çoğunlukla orta yerlerinden, bazen de geliştirdikleri köksü uzantılarla kaya ya da ağaçlara tutunur. Bulunduğu yerde dik olarak duran ya da ağaçların dallarından aşağıya sarkan dallanmış likenlereyse, çalımsı likenler denir. Ana yapıları gri, ipliksi mantar dokularından oluşur. Bu dokuların arasında parlak yeşil alg hücreleri bulunur.
    
Likenler çok yavaş büyüyen; ama çok uzun ömürlü canlılardır. Likenlerin bazı türleri insanlar, bazıları da hayvanlar için iyi bir besin kaynağı oluşturur. Likenlerin parfüm yapımında yararlanılan türleri de vardır. Bu canlıların yararları arasında belki de en önemlisi, çıplak kayalarda gelişerek salgıladıkları asitlerle kayaların yüzeyinden küçük parçacıkların kopmasına ve böylece oluşan ince toprak katmanında, başka bitkilerin yetişmesine olanak sağlamasıdır.

]]></description><pubDate>Tue, 15 Sep 2009 04:04:48 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/liken/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/liken/</guid></item><item><title><![CDATA[LİFLİ GIDALAR]]></title><description><![CDATA[Son yıllarda lifli gıdalar yemenin önemi giderek anlaşılmaya başlamıştır.  Lifli gıdalar kabızlık olasılığını azaltır. Sindirim sırasında parçalanan ve emilen gıdaların tersine lifler sindirim enzimlerinden etkilenmezler. Bu nedenle hiç değişmeden mide ve ince bağırsaktan geçerek kalın bağırsağa ulaşırlar. Burada bazı lifler bakteriler tarafından fermente edilirken bazıları değişmeden dışkıyla atılırlar. Lifler, dışkının ağırlığını ve hacmini artırarak dışkıyı yumuşatırlar. Bu dışkının dışarı atılması daha kolaydır ve kabızlık daha az görülür. Bunun yanı sıra birçok doktor lifli gıdalarla beslenmenin kalın bağırsağı, kansere yol açan kimyasal maddelerden temizleyerek, kalın bağırsak kanseri riskini de azaltabileceğini savunmaktadır. Bol lif içeren yiyecekler arasında hububatların tümü, meyveler, sebzeler ve baklagiller bulunmaktadır.
    
Birçok lifli gıda bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Lifli gıdalar hemoroidlerin küçülmesini sağlayarak, kanamalarını önleyebilir. Lifli gıdalar suyu emerek dışkının katılaşmasına yardımcı olduğundan ishali önler. Öteki yararları arasında kolesterol düzeyini düşürebilmeleri ve bağırsaktan şeker emilimini azaltarak şeker hastalarında insülin gereksinimini azaltması sayılabilir. Olumsuz yanları aşırı gaz oluşmasına yol açmalarıdır. Bazı lifli gıdalar (yulaf ve buğday kepeği gibi) kalsiyum demir ve çinko gibi minerallerin dışkıyla atılmasına neden olabilir. Bu nedenle, lifli gıdaların yanında bol bol süt tüketilmesi ve dengeli beslenilmesi gerekir.

]]></description><pubDate>Tue, 15 Sep 2009 03:58:25 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lifli-gidalar/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lifli-gidalar/</guid></item><item><title><![CDATA[LİF]]></title><description><![CDATA[Hayvan, bitki gibi doğal maddelerden elde edilen ince iplikçiklere verilen ad.  Teknolojinin ilerlemesiyle özellikle dokumacılık ve kâğıt yapımında kullanılmak üzere yapay lifler de elde edilmiştir. En önemli hayvan lifi koyun yünüdür ve dokumacılıkta kullanılır. Deve kılından elde lif de keçe yapımında kullanılmaktadır. En önemli bitki lifi pamuktan sağlanır. Pamuk, bitkinin tohum tüyüdür. Bitkilerin çeşitli organlarından, özellikle sap ve yapraklarından elde edilen liflerden ikisi keten ve kenevirdir.
    
Bazı araştırmalar, karbon hidratların kalori tüketiminin yarısını oluşturması durumunda, bazı lif biçimlerinin, kandaki glikozun ve kolesterolün kontrolüne yardımcı olabileceğini göstermektedir. Ancak, sonuçlar kesin değildir. Taze meyve ve sebzeler, tahıllar ve hububatlar dâhil olmak üzere, karmaşık karbon hidratlar açısından zengin bir diyette, kalori oranı görece düşük, lif oranı yüksektir.
    
En önemli yapay liflerden ikisi naylon ve orlondur.

]]></description><pubDate>Tue, 15 Sep 2009 03:55:23 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lif/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lif/</guid></item><item><title><![CDATA[ LIECHTENSTEIN]]></title><description><![CDATA[Resmî adı Liechtenstein Prensliği’dir. Başkenti Vaduz, nüfusu 32 410 (2000) kişidir. Yüz ölçümü 160 km2 olan Liechtenstein’ın yönetim biçimi prensliktir. Para birimi İsviçre frangı ve resmî dili Almancadır. 
    
Dini Hristiyanlık olan Liechtenstein bir Avrupa ülkesidir. Komşuları batıda İsviçre ve doğuda Avusturya’dır. Kişi başına düşen millî gelir 1999 yılı verilerine göre 23 000 $’dır. Zorunlu eğitim süresi 8 yıl olan Liechtenstein’da ortalama ömür 78 yıldır. Başlıca kentleri; Vaduz, Esehen ve Schaan’dır.
    
Üçte birini Hine vadisi, geri kalanını da Alp Dağları’nın kapladığı ülkenin en yüksek dağı 2599 m yükseklikteki Vorder Grauspitz Dağı’dır. En uzun ırmağı Samina’dır. Fön rüzgârlarının etkisi altında olan ülkede ılıman bir iklim hüküm sürer. Kışlar sık yağan yağmur ve karlarla soğuk ve bulutlu, yazlar da serin, ılık, bulutlu ve nemli geçer. Bitki örtüsü sazlıklardan, otsu bitki ve ağaç topluluklarına kadar çeşitlilik gösterir.
    
Ülkede yetişen tarım ürünleri buğday, arpa, mısır, patatestir. Hayvancılıkla da uğraşan halk çiftlik hayvanları yetiştirmekte ve süt ürünleri üretmektedir. Ülke endüstrisi; makine, araç-gereç, kimya, mobilya ve seramik alanlarında gelişmiştir.

]]></description><pubDate>Tue, 15 Sep 2009 03:50:18 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/-liechtenstein/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/-liechtenstein/</guid></item><item><title><![CDATA[LİDYALILAR]]></title><description><![CDATA[Anadolu’nun batısında bulunan bugünkü Gediz ve Küçük Menderes ırmakları arasında kalan bölgeye Lidya, burada yaşayan halka da Lidyalılar denilmekteydi.  Önceleri Hitit ve Frig egemenliğinde yaşayan Lidyalılar, M.Ö. 687&#8242;de bağımsız bir devlet olmuşlardır. Hint-Avrupa kökenli Lidyalıların başkenti Sart kentidir.
    
Genel olarak kervan ticaretiyle uğraşmışlardır. Yasalarla ticareti güvence altına almışlar ve Milet kentinden Elâm’a, oradan Sus kentine kadar uzanan Ticaret Yolu’nu yapmışlardır. Para ilk kez M.Ö. 700 yıllarında Lidyalılar tarafından kullanılmıştır. Lidyalılar M.Ö. 546 yılında, Persler tarafından yıkılmıştır.



]]></description><pubDate>Tue, 15 Sep 2009 03:47:11 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lidyalilar/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lidyalilar/</guid></item><item><title><![CDATA[LİBYA]]></title><description><![CDATA[Resmî adı Libya Arap Sosyalist Halk Cemahiriyesi’dir. Başkenti Trablus olan ülkenin nüfusu 5 115 450 kişidir (1998).  Yüz ölçümü 1 759 540 km2dir. Yönetim biçimi cumhuriyettir. Ülkenin para birimi Libya dinarı, resmî dili Arapçadır. Halkın çoğunluğu Müslümandır. Libya kuzey Afrika’nın Akdeniz kıyısında yer alır. Komşuları, batıda Tunus ve Cezayir, güneyde Nijer ve Çad, doğuda Mısır, güneydoğuda Sudan’dır. Ülkede kişi başına düşen ulusal gelir 5 500 $’dır. Libya’da zorunlu eğitim süresi 9 yıl, insanların ortalama ömrü ise 63 yıldır.
    
En büyük kenti Tripoli (591 100), en yüksek noktası Bette Dağı’dır. Ülkenin başlıca kentleri, Trablus, Bingazi, Misurata, Derme ve Tobruk’dur. 
    
Libya topraklarının %92’sini çöl ve yarı çöl bölgeler oluşturur. Akdeniz kıyısında dar bir kıyı şeridi yer alır. Kuzeyde fazla yüksek olmayan dağlar, güneyde daha yüksek dağlar bulunur. Kıyı kesimlerde Akdeniz iklimi, iç kesimlerde kurak çöl iklimi hüküm sürer. Doğal kaynakları, petrol, gaz, alçı taşıdır. Tarım ürünleri, hurma, zeytin, turunçgiller, üzüm, buğday ve meyvedir. Endüstri dalları, halı, tekstil ve petroldür. 

]]></description><pubDate>Tue, 15 Sep 2009 03:41:44 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/libya/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/libya/</guid></item><item><title><![CDATA[FAS]]></title><description><![CDATA[Kuzeybatı Afrika ülkelerinden olan Fas, kuzeyden Akdeniz, doğudan Cezayir, güneyden Moritanya, batıdan Atlas Okyanusu’yla çevrilidir.  Fas’ın en önemli sıradağ kütlesi olan Atlas Dağları ülke topraklarını ikiye bölmektedir. En önemli akarsuları Ummu’r-Rebi’a, Muluya ve Sebu ırmaklarıdır. Topraklarının %19&#8242;u tarım alanı, %47’si otlak, %12’si ormanlık ve çalılıktır.
    
Fas nüfusunun %55&#8242;ini Araplar oluşturmaktadır. Ancak bazı kaynaklar Fas Araplarının çoğunun Berberî kökenli oldukları ve bunların ana dillerini unutarak Araplaştıkları görüşündedir. Arapların %98,2’si Müslümandır. İkinci etnik grup olan Berberîlerin oranı %34&#8242;tür. Berberîler, Kuzeybatı ve Batı Afrika ülkelerine yayılmış bir etnik topluluktur. Berberîler bu bölgenin yerlileri olarak bilinir. Bütün Berberîlerin anladığı ortak bir dil yoktur. Ancak Berberî halklarının konuştuğu birbirinden oldukça farklı lehçelerin tümüne birden Berberîce denmektedir. Berberî lehçeleri içinde yalnızca Tuareg lehçesinin yazısı vardır. Diğer lehçelerin yazısı yoktur. Üçüncü sırada gelen etnik unsur %10&#8242;luk orana sahip olan Moorlardır. Moorlar Moritanya kökenlidirler. Kalan nüfusu da, İspanyollar başta olmak üzere, Avrupalı Hristiyan azınlıklarla yahudi azınlık oluşturmaktadır. Resmî dil Arapçadır. Halkın geneli Arapça konuşur. Bunun yanı sıra Berberîce de konuşulmaktadır.
    
Fas krallıkla yönetilen bir ülkedir. Kral resmiyette “emiru’l-mu’minin” olarak adlandırılır. Kral geniş yetkilere sahiptir. Hükûmet kral tarafından tayin edilir. Ülkede birden fazla siyasî parti kurulabilmekte ve bu konuda İngiliz modeli esas alınmaktadır. Üyeleri seçimle belirlenen 333 üyeli bir parlâmentosu bulunmaktadır.
    
Fas ekonomisi daha çok tarıma, madenciliğe ve turizm gelirlerine dayanır. Tarım ürünlerinden elde edilen gelir, ülke gelirinin %16’sıdır. Çalışan nüfusun %40&#8242;ı tarım alanında yer alır. Ürettiği tarım ürünlerinin başında tahıl, pamuk, ayçiçeği, şeker kamışı, turunçgiller ve çeşitli meyve ve sebzeler gelir.
    
Fas’ın en önemli gelir kaynaklarından biri fosfattır. Fosfat rezervi bakımından dünyada birinci sırada yer alır. İhracat gelirlerinin %15&#8242;i fosfattan sağlanmaktadır. Fas, petrol ve doğal gaz rezervine de sahiptir.
    
Fas’ta sanayi bölge ülkelerine göre daha iyi durumdadır. Bunların başında motorlu araçlar ve araba lâstiği üreten fabrikalar gelir. Ayrıca petrol arıtma tesisleri de bulunmaktadır. Diğer sanayi kuruluşları; kimyasal maddeler üretimi, dericilik, tekstil, konfeksiyon, mobilya, kâğıt, kauçuk, plâstik, inşaat malzemeleri üretimi, metal işleri, elektrikli araç üretimi ve gıda maddeleri üretimi üzerinedir. Sanayi kuruluşlarının %80&#8242;i ülkenin nüfusça en kalabalık şehri olan ed-Dâru’l-Beyza’dadır.

]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 07:01:20 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fas/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fas/</guid></item><item><title><![CDATA[FARZ]]></title><description><![CDATA[İslâm inancında, Kur’an’ın ve Hz. Muhammed’in kesin biçimde buyurduğu görevlerdir. Bir buyruğun farz sayılabilmesi için, Kur’an’da konuyla ilgili ayetin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açık ve kesin olması, hadisin de çok sayıda güvenilir kişi tarafından aktarılmış olması gerekir.  Farzların yerine getirilmesi sevaptır, aksi durumsa günahtır ve belli bir cezayı gerektirir. Namaz, oruç, hac, zekât başlıca farzlar arasındadır. İslâm’a göre bir farzı inkâr etmek Kur’an’ı ve Hz. Muhammed’i de inkâr anlamına gelir.

]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 06:56:19 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/farz/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/farz/</guid></item><item><title><![CDATA[FARSÇA]]></title><description><![CDATA[Hint-Avrupa dil ailesine bağlı, Hint-İran dillerinin İran grubuna ait bir dil.  3000 yıldan bu yana kullanıldığı sanılmaktadır. Bu süre içinde Fırat Irmağı’ndan Orta Asya, Çin ve Hindistan’a kadar geniş bir coğrafya da yayılım göstermiştir. İran’ın resmî dilidir. Günümüzde İran, Pakistan, Irak, Hindistan, Tacikistan ve Kafkasya’nın bazı bölgelerinde konuşulmaktadır.
]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 06:53:28 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/farsca/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/farsca/</guid></item><item><title><![CDATA[FARE]]></title><description><![CDATA[Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımının, Myomorpha alttakımına ait çok sayıda küçük memelinin ortak adı.  En kalabalık memeli familyasıdır. Diğer kemiricilerden farklı olarak, genellikle kuyrukları daha uzun, çıplak ve yer yer seyrek tüylerle örtülüdür. Hem bitkisel hem de hayvansal besinlerle beslenirler yani hepçildirler. Üreme hızları çok fazladır. Antarktika, Yeni Zelânda, Batı Hint Adaları ve bazı kutup adaları dışında, dünyanın her yerinde yaygındırlar.
]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 06:50:50 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fare/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fare/</guid></item><item><title><![CDATA[FARADAY, MICHEAL]]></title><description><![CDATA[(1791 Surrey, İngiltere - 1867 Surrey, İngiltere) İngiliz fizikçi ve kimyacı.  19. yüzyılın en büyük bilim adamlarından olan Faraday, elektrik ve manyetizma konusundaki çalışmalarıyla ün kazanmıştır. Manyetik alanın elektrik akımı oluşturabileceğini düşünmüş ve bu konuda deneyler yapmıştır. 1831 yılında, bir bobin yanında hareket ettirilen güçlü bir mıknatısın, bobinde elektrik akımı oluşturduğunu gösterdi. Bu buluş sayesinde büyük miktarlarda elektrik akımı üretebilen sistemler geliştirildi. Faraday, elektromanyetik indüklemeyi, diyamanyetizmayı ve manyetik alanın ışığın kutuplanma düzlemini döndürdüğünü buldu. Elektrolizin temel yasalarını ortaya koydu ve klor gazını ilk kez sıvılaştırmayı başardı. Elektrik motorunu ve dinamonun ilkel hâlini icat etti.
]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 06:49:17 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/faraday-micheal/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/faraday-micheal/</guid></item><item><title><![CDATA[FAO]]></title><description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün kısa adı. 
]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 06:43:24 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fao/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fao/</guid></item><item><title><![CDATA[FAMİLYA]]></title><description><![CDATA[Aralarında ortak nitelikler bulunan canlılar, nesneler ya da kavramlar topluluğu.  Familya ya da Türkçe karşılığı olan aile kavramı, özellikle canlıların sınıflandırılmasında takım ya da alt takımın altında yer alan ve pek çok ortak özelliklerinden ötürü bir araya getirilen cinslerin topluluğuna verilen addır. Familyaların bilimsel adları Lâtincedir ve genellikle o familyanın örnek tipi olan cinsin adından türetilir. Türkçe familya adlarında &#150;giller takısı kullanılır (gülgiller, kedigiller gibi…). Lâtince familya adlarında bitkiler için &#150;aceae, hayvanlar için &#150;dae takıları kullanılır.

]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 06:41:59 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/familya/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/familya/</guid></item><item><title><![CDATA[FALLADA, HANS]]></title><description><![CDATA[(1893 Greiswald, Almanya - 1947 Berlin, Almanya) Alman yazar. Bir hukukçunun oğlu olarak dünyaya gelen Fallada, ziraat öğreniminden sonra çeşitli işlerde çalıştı ve yaşamını Berlin’de gazeteci ve yazar olarak sürdürdü. 
    
Romanlarına kahraman olarak, çeşitli işlerde çalıştığı sırada tanıdığı halktan gelme kişileri seçti. “Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar” ile “Küçük Adam Ne Olacak Şimdi?” adlı yapıtlarıyla büyük ün yaptı. Bu yapıtlarında küçük bir kentin savaş sonrası yaşamını mizahî bir dille yansıttı. Yazdığı “Kurtların Arasında Kurt Olmak Gerek” adlı romanında “küçük insan”ın yürekliliğini ve zor yaşam koşullarına karşı koyuşunu anlattı.
    
İnsan psikolojisini yansıtmakta çok yetenekli olan Fallada’nın en iyi yapıtları, röportaj biçiminde kaleme almış olduğu romanlardır.
    
Başlıca yapıtları şunlardır:
Genç Goedeschal (1920), Anton ve Gerda (1923), Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar (1930), Küçük Adam, Ne Olacak Şimdi? (1932), Mapusane Karavanasından Bir Kez Yiyen (1934), Bir Çocuğumuz Vardı Bir Zamanlar (1934), Yaşlı Yüreğin Gezisi (1936), Kurtların Arasında Kurt Olmak Gerek (1937), Demir Gustav (1938), Küçük Adam, Büyük Adam-Her Şeyin Karışması (1939), Sevilmeyen Adam (1940), Karabasan (1947), Alman Halkı Adına (1947), Herkes Yalnız Kendi İçin Ölür (1948), Ayyaş Adam (1950), Yükselmek İsteyen Bir (1953); anı yazıları; Bir Zamanlar Bizim Evde (1942), Bugün Bizim Evde (1942).
]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 06:40:24 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fallada-hans/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fallada-hans/</guid></item><item><title><![CDATA[FAKÜLTE]]></title><description><![CDATA[Üniversiteye bağlı olan ve birbirine yakın bilim alanlarının bir araya getirilmesiyle oluşan eğitim kurumu. 

]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 06:38:30 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fakulte/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fakulte/</guid></item><item><title><![CDATA[FAKS-DATA]]></title><description><![CDATA[Cep telefonu ve diz üstü bilgisayarları kullanarak, herhangi bir faks cihazına, cep telefonuna bağlı diz üstü bilgisayarına ya da modem hattı olan bilgisayara faks gönderebilme ve data iletebilme özelliği ]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 06:37:14 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/faks-data/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/faks-data/</guid></item><item><title><![CDATA[FAİZ ORANI]]></title><description><![CDATA[Faiz yüzdesi de denir.  Yatırılan para miktarı (kapital) A, faize yatırma süresi (zaman) t gün olunca, elde edilen faiz f olsun. Bu faizi getiren faiz yüzdesinin hesabı;
    


    
şeklinde elde edilir.

]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 06:36:10 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/faiz-orani/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/faiz-orani/</guid></item><item><title><![CDATA[FAİZ]]></title><description><![CDATA[Borç olarak verilen paraya karşılık alınan ek para. 

Belli bir miktardaki paranın getireceği faiz miktarının hesaplanabilmesi için, anapara (kapital), faiz oranı ve zaman (paranın faizde kaldığı süre) gibi bazı verilere gereksinim vardır.

Anapara: Faiz almak için verilen paranın tümüne anapara veya kapital denir.

Faiz Oranı: 100 TL’nin bir yılda getirdiği paraya faiz oranı veya faiz fiyatı denir. Faiz oranı % simgesiyle gösterilir.
    
Zaman: Anaparanın faizde kaldığı süreye zaman denir.
    
A=kapital, n=faiz oranı, t=zaman, f=faiz miktarı olmak üzere;
    

formülü ile faiz miktarı; yıllık, aylık ve günlük olarak hesaplanır.
Yıllık Faiz:
Yukarıdaki formülle yıllık faiz net olarak bulunur.
    
Aylık Faiz:
Aylık faiz hesaplanırken bir yılda 12 ay bulunmasından dolayı, yukarıdaki formülle bulunan faiz miktarı 12&#8242;ye bölünür.

    
Günlük Faiz:
Bir yılda 365 gün olmakla birlikte, günlük faiz hesaplanırken bir yıldaki gün sayısı 360 olarak kabul edilir ve yukarıdaki formülle bulunan faiz miktarı 360&#8242;a bölünür.
    
Belli bir miktardaki anaparanın, belli bir süre sonundaki faiz miktarıyla birlikte ne kadar olacağını bulmak için, elde edilen faiz miktarı anaparaya eklenir.
    
Örnek:
90 000 000 TL, %63 faiz oranıyla 3 ay sonunda ne kadar olur?
    
Burada, A= 90 000 000 TL, n=63, t=3&#8242;tür. Buna göre faiz miktarı;
    

olur.
Bulunan faiz miktarı anaparaya eklenirse, 3 ay sonunda elde edilecek para bulunmuş olur. O hâlde;
3 ay sonunda elde edilecek para;
90 000 000 TL + 14 175 000 TL
=104 175 000 TL olur.

]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 06:33:34 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/faiz/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/faiz/</guid></item><item><title><![CDATA[FAHRENHEIT SICAKLIK ÖLÇEĞİ]]></title><description><![CDATA[Erimekte olan buzun sıcaklığını 32, kaynar suyun buhar sıcaklığını 212&#8242;de gösterebilecek biçimde derecelenmiş bir tür termometre, sıcaklıkölçer.  Bu ölçeği, 18. yüzyılın başlarında Alman fizikçi Daniel Gabriel Fahrenheit geliştirmiş ve onun adıyla anılmaya başlanmıştır. Fahrenheit aynı zamanda alkollü ve cıvalı termometreleri de geliştirmiştir. 1970 yılından sonra bilimsel çalışmalarda Celsius ölçeğinin kullanımı tercih edilmiştir.Celsius (ºC) ölçeğindeki bir sıcaklığı Fahrenheit (ºF) ölçeğindeki bir sıcaklığa çevirmek için;
ºF = (9/5 x ºC) + 32 bağıntısı kullanılır.




]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 05:56:20 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fahrenheit-sicaklik-olcegi/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fahrenheit-sicaklik-olcegi/</guid></item><item><title><![CDATA[FAGOSİTOZ]]></title><description><![CDATA[Hücrenin, dış ortamdaki bir maddeyi içerisine alması ve sindirmesi. Fagositoz sırasında, yutulacak cismin hücre zarına dokunduğu yerde içeri çökme başlar.  Bu çökme, bir havuzcuk oluşturacak şekilde devam eder ve en sonunda hücre zarı, cismin çevresini tamamen sarar. Bu aşamada, cisim hücre içerisine alınmıştır ve çevresi koful zarıyla çevrelenmiştir. Daha sonra, kofulla, hücrenin sindirici enzimlerini taşıyan lizozomlar birleşir ve taşıdıkları enzimleri koful içerisine boşaltırlar. Yutulan cisim bu aşamada sindirilmeye başlar.
    
Vücut içerisinde fagosite edilecek cisimlerin bazı özellikleri olmalıdır. Aksi taktirde organizma kendi hücrelerini yemeye başlar. Bu da oldukça kötü bir hastalığın ortaya çıkmasına neden olur (örneğin; kas erimesi). Fagosite edilecek parçacığın yüzeyi pürüzlü ve pozitif (+) yüklüyse kolaylıkla fagosite edilir. Vücutta fagositozdan sorumlu hücrelere “makrofaj” adı verilir. Makrofajlar vücudumuzun doğuştan gelen bağışıklığını oluştururlar.

]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 05:55:02 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fagositoz/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fagositoz/</guid></item><item><title><![CDATA[FABRİKA]]></title><description><![CDATA[Önceden hazırlanmış ham maddeleri, pazara sürülebilecek işlenmiş ürünlere dönüştürebilen sanayi kuruluşu.  Günümüzde gittikçe devleşen sanayinin en önemli ögelerinden biridir. İki yüz yıl önce evlerde ve küçük atölyelerde yapılan pek çok araç-gereç, kentlerin büyümesi, hızlı nüfus artışı nedeniyle; hızlı üretim yapan büyük atölyelerin ve fabrikaların kurulmasını gerektirdi. Kuşkusuz fabrikaların ortaya çıkışında, gelişen bilim ve teknolojinin de çok büyük bir katkısı oldu. Buna koşut olarak, alternatif enerji kaynakları ve eldeki enerjinin en verimli biçimde kullanılması da son derece önemliydi. Önceleri insan, hayvan ya da su gücüyle çalışan makinelerde, gelişen teknolojiyle birlikte buhar gücü ve elektrik enerjisi kullanılmaya başlandı. Bu sayede seri ve son derece hızlı üretim yapabilen fabrikalar gelişmeye başladı. Ulaştırma teknolojisi ve ulaşım araçlarındaki paralel gelişmelerse fabrikalarda üretilenlerin, iç ve dış pazarlara çok daha kolay ve ucuz ulaşmasını sağladı. Bu da fabrikaların gelişimini hızlandırdı. Günümüzde bilgisayar destekli robot teknolojilerinin kullanıldığı dev fabrikalarda, ürün türüne göre çok yüksek sayılarda ürün işlenebilmektedir.
]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 05:53:55 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fabrika/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fabrika/</guid></item><item><title><![CDATA[FABRE, JEAN HENRI]]></title><description><![CDATA[(1823 Saint-Léons, Fransa - 1915 Serignandu-Comtat, Fransa) Böcek anatomisi ve davranışları üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Fransız etimolog (böcek bilimci).  Fabre’nin en önemli araştırmaları, arılar, kabuk böcekleri, uğur böcekleri, cırcır böcekleri ve çekirgelerle ilgilidir. Özellikle yaban arıları üzerine yaptığı araştırmalarla, böceklerin davranış kalıplarında içgüdülerin önemini ortaya koymuştur.
]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 05:52:58 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fabre-jean-henri/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fabre-jean-henri/</guid></item><item><title><![CDATA[FABL]]></title><description><![CDATA[Kişileri çoğunlukla hayvanlar, kimi zaman da bitkiler ve cansızlar olan ve bir ahlâk dersi vermek amacıyla söylenmiş kısa öykü.  Masal kapsamında da değerlendirilir. Çoğunun sonunda öyküden çıkarılması gereken ders, kısaca belirtilir. Fabllerin düz yazı ve manzum biçiminde yazılmış örnekleri vardır.
    
Fabller kısa yazılardır. Ders ve öğüt verme amacına yöneliktir. Çıkarılacak ders fablin başında ya da sonunda bulunur. Aşağıdaki fabl, ünlü fabl ustası Aisopos (Ezop)’tan Nurullah Ataç’ın yaptığı bir çeviridir:
    
Aslan ile Eşeğin Avlanması
Aslan ile eşek birlik olmuşlar, ava çıkmışlar. Bir mağaranın önüne gelmişler. İçeride yaban keçileri varmış. Aslan dışarıda pusu kurmuş, eşek de içeri girip başlamış keçilerin arasında sıçrayıp anırmaya. Keçiler korkup dışarı fırlamışlar aslan da birçoğunu yakalamış. En sonunda eşek de çıkmış: “Nasıl, yiğitçe savaşmadım mı? Hepsini de korkutup kaçırmadım mı?” diye kurum kurum kurulmuş. Aslan: “Doğrusu ya, senin bir eşek olduğunu bilmesem ben bile korkacaktım.” demiş.
    
Bizi tanıyıp ne olduğumuzu bilenlerin yanında övünmeye, böbürlenmeye gelmez, kendimizle haklı olarak alay ettiririz.
    
Dünyaca tanınmış fabl yazarları; Aisopos (Ezop), Beydaba, La Fontaine (Lâ Fonten)’dir.

]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 05:52:02 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fabl/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fabl/</guid></item><item><title><![CDATA[FA ANAHTARI]]></title><description><![CDATA[Portedeki notaların fa yüksekliğinde olacağını gösteren ve porte başında yer alan işaret.
]]></description><pubDate>Sat, 12 Sep 2009 05:50:29 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fa-anahtari/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/f/fa-anahtari/</guid></item><item><title><![CDATA[ LİBRE]]></title><description><![CDATA[Yarım kilogramlık bir ağırlık ölçü birimi]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:53:40 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/libre/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/libre/</guid></item><item><title><![CDATA[LİBERYA]]></title><description><![CDATA[Resmî adı Liberya Cumhuriyeti’dir. Başkenti Monrovia, nüfusu 3 089 980 (2000) kişidir.  Yüz ölçümü 97 750 km2 olan Liberya’nın yönetim biçimi cumhuriyettir. Para birimi Liberya doları ve resmî dili İngilizcedir. Batı Afrika’nın güneybatı kıyılarında yer alan ülkenin komşuları, batıda Sierra Leone, kuzeyde Gine, doğuda Fildişi Kıyısı’dır. Kişi başına düşen millî gelir 1999 yılına göre 1000 $’dır. Zorunlu eğitim süresi 9 yıl olan Liberya’da ortalama ömür 55 yıldır.
    
Liberya’nın başlıca kentleri; Monrovia, Buchanan, Greenville,
Harper, St. Paul ve Cess’dir. Başlıca ırmakları Mano, Morro, Cavalla, Lofa, St. John ve Cesto’dur. 
    
Alçak kıyı şeridi, iç kesimlerde yerini fazla yüksek olamayan dağlara ve plâtolara bırakır. Ülkenin en yüksek dağı 1381 m yükseklikteki Nimba Dağı’dır.
    
Ülkede tropikal iklim egemendir; kışları sıcak ve nemli, yazlar yağışlı ve bulutlu geçer. Ülke topraklarının yüzde 40&#8242;ını yağmur ormanları oluşturur.
    
Liberya’nın başlıca doğal kaynakları demir, elmas, altın, kauçuk ve kerestedir. Ülkede yetişen tarım ürünleri pirinç, kahve, kakao, şekerdir. Ülke endüstrisi; besin ve hafif sanayi alanlarında gelişmiştir.


]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:52:44 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/liberya/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/liberya/</guid></item><item><title><![CDATA[LEYLEK]]></title><description><![CDATA[Kuşlar sınıfının, leylekgiller (Ciconiiformes) takımının, leylekler (Ciconidae) familyasındaki türlere verilen genel ad. Boyları 110 cm, ağırlıkları 5 kg kadardır. Bedenleri beyaz, yalnız uçma tüyleri siyahtır. Gaga, bacaklar ve ayaklar kırmızıdır. 
    
Leylekler bataklıklar, sulu çayırlar ve seyrek ağaçlı sulak yerlerde yaşar. Gezerek beslenen leylekler yavrularına ıslak besin verirler. Yuvalarını ağaçlar ve damlar (bacalar) üzerine yaparlar. Sürüler hâlinde göç ederler. Türkiye’de yalnızca yaz mevsiminde görülürler. Kışın Afrika’ya göç ederler. Yaşam süreleri 20 yıl kadardır. Kutuplar dışında tüm dünyaya yayılmışlardır.

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:50:58 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leylek/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leylek/</guid></item><item><title><![CDATA[LEYLÂK]]></title><description><![CDATA[Çift çenekliler sınıfından zeytingiller (Oleceae) ailesine ait, bodur bir süs ve bahçe ağacı.  Ağacının boyu en fazla 5-6 m olan adî leylâk (S. sulgaris) Avrupa’nın doğusuyla Asya’nın ılıman kesimlerinin yerlisidir. İlkbaharda açan gösterişli ve hoş kokulu çiçekleri nedeniyle bahçelerde yaygın olarak yetiştirilir. Genellikle düz kenarlı, koyu yeşil yaprakları ve çeşitli renklerde gösterişli çiçek salkımları vardır. Kök ya da gövde sürgünlerinden çoğaltılır.



]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:48:58 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leylak/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leylak/</guid></item><item><title><![CDATA[LEVREK]]></title><description><![CDATA[Perciformes takımının Moronidae familyasını oluşturan 12 kadar balık türünün ortak adı.  Bazıları denizle bağlantılı acı ve tatlı sulara girse de, genelde ılık ve tropik denizlerin sığ kesimlerinde yaşarlar. Bedenleri iğ biçimli ve yanlardan hafifçe basıktır; pulları oldukça iri ve deriye iyice yapışıktır. Çoğunlukla yanları beyaz, alt bölümleri gümüş renginde ve alttaki yüzgeçleri sarımsı olur.
    
Türkiye’yi çevreleyen denizlerde iki türü yaşar. Bunlardan biri düz ya da bayağı levrek (Dicentrarchus labrax)tir ve Türkiye’yi çevreleyen tüm denizlerde yaşar. Boyu ortalama 20-55 cm’dir. 
    
Öteki tür olan benekli levrek (D. punctatus) Ege Denizi’nin güney kesimlerinde ve Akdeniz’de yaşar; uzunluğuysa en çok 70 cm olmak üzere ortalama 20-40 cm’dir. Levrekler en lezzetli ve ticarî değeri en yüksek balıklar arasındadır.
]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:46:07 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/levrek/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/levrek/</guid></item><item><title><![CDATA[LEVNİ]]></title><description><![CDATA[17. yüzyıl Edirne - 1732 İstanbul) Lâle Devrinin en ünlü minyatürcüsü. Asıl adı Abdülcelil’dir.  Levni, eserlerinde döneminin yaşam biçimini işlemiştir. Minyatürlerinde geleneksel kalıplara bağlı kalsa da, perspektif kullanmak, portrelerine modellerin kişisel özelliklerini katmak, figürlere kıvraklık kazandırmak ve kompozisyonu tüm resim yüzeyine yaymak gibi yenilikleri de minyatür sanatına kazandırmıştır. 1710-1720 yılları arasında yaptığı farklı pozlarda canlandırılmış çoğu kadın ve erkek figürlerinden oluşan minyatürleri, sanatsal değerlerinin yanı sıra, dönemin yaşam biçimini ve giysilerini betimleme açısından ayrı bir öneme sahiptir.
    
Birinci Osman’dan III. Ahmet’e kadar tüm Osmanlı padişahlarının portrelerinin yer aldığı Silsilename’deki 45 portreden 43&#8242;ü Levni’nin imzasını taşır. III. Ahmet’in şehzadelerinin sünnet düğününü konu eden Şair Seyyid Vehbi’nin Surname adlı eserindeki 137 adet minyatür de yine Levni’ye aittir.
    
Levni’nin minyatür ressamlığının yanı sıra âşıklık yönü de vardır. Atasözlerini nazma geçirerek oluşturduğu “Atasözleri” bu türün güzel örneklerindendir.

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:42:43 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/levni/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/levni/</guid></item><item><title><![CDATA[LEVEND, AGÂH SIRRI]]></title><description><![CDATA[(1894 Rodos - 1978 İstanbul) Türk edebiyat tarihçisi. Orta öğrenimini çeşitli illerde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesini bitirdikten sonra İstanbul Erkek Lisesinde, Özel İstiklâl Lisesinde öğretmenlik ve müdürlük yaptı.  Yeni Türk ve Yeni Türk Dili dergilerini yönetti. Felsefe ve İçtimaiyat dergisini çıkardı. Halkevi başkanlığı döneminde Aydın milletvekilliği yaptı. Türk Ansiklopedisi Genel Yazmanlığı görevini yürüttü. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünde edebiyat öğretmenliğinden sonra Türk Dil Kurumu Genel Yazmanı ve Başkanı oldu.
    
İlk yazısı Konya’da Babalık gazetesinde çıktı. Şiirler, öyküler, bir de roman yazdı. Kendini edebiyat tarihi araştırmalarına, dil çalışmalarına verdi. Bu alanda büyük bir ün kazandı.
    
Başlıca yapıtları şunlardır:
Ders kitabı; Edebiyat Tarihi Dersleri (1932); inceleme, araştırma kitapları; Maarifimiz ve Millî Terbiyemiz (1940), Eserler ve Şahsiyetler (1940), Divan Edebiyatı (1941), Nabi’nin Sûr-nâmesi (1944), Atâi’nin Hilyetü’l Efkâr’ı (1948), Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri (1943), Gazavât-nâmeler ve Mihaloğlu Ali Beyin Gazavât-nâmesi (1956), Türk Edebiyatında şelrengizler ve şehrengizlerde İstanbul (1958), Arap, Fars ve Türk Edebiyatlarında Leylâ ve Mecnun Hikâyesi (1959), Tarih Boyunca Türk Dili (1961), Ümmet Çağı Türk Edebiyatı (1962), Hüseyin Rahmi Gürpınar (1964), Ali Şir Nevaî (1965), Şemsettin Samî (1969), Dil Üstüne (1973), roman; Acılar (1928).

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:40:29 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/levend-agah-sirri/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/levend-agah-sirri/</guid></item><item><title><![CDATA[LEVAZIM SINIFI]]></title><description><![CDATA[Silâhlı kuvvetlerin, silâh ve cephanenin dışında kalan yiyecek, giyecek, yakacak gibi gereksinimlerini sağalayan destek sınıfı. 

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:37:52 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/levazim-sinifi/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/levazim-sinifi/</guid></item><item><title><![CDATA[LETONYA]]></title><description><![CDATA[Resmî adı Letonya Cumhuriyeti’dir. Başkenti Riga olan ülkenin nüfusu 2 557 098 kişi (1996), yüz ölçümü 64 500 km2dir.  Yönetim biçimi cumhuriyettir. Para birimi ruble, resmî dili Letonca olan ülkede halkın çoğunluğu Hristiyan’dır. Kuzey Avrupa’da, Baltık Denizi kıyısında yer alır. Komşuları kuzeyde Estonya, doğuda Rusya ve Beyaz Rusya, güneyde Litvanya’dır. Kişi başına düşen ulusal gelir 1764 $’dır. Zorunlu eğitim süresi 9 yıl, insanların ortalama ömrü 69 yıldır.
    
Letonya’nın en büyük kenti Riga, en yüksek noktası Gaizina Kalns (3110 m)’dır. Başlıca ırmakları Gauja ve Venta, büyük gölleri de Usmas Ezers, Engures Ezers, Burtnieku Ezers ve Lubanas Ezers’dir.
    
Ülke alçak düzlüklerle kaplıdır. Letonya’da yağışlı ve serin bir iklim hüküm sürer. Kozalaklılardan ve yayvan yapraklılardan oluşan ormanlar ülkede geniş yer tutar. Ülkenin doğal kaynakları kehribar, turba ve kireç taşıdır. Tarım ve hayvancılık ürünleri, tahıl, patates, şeker pancarı, keten, sebze; sığır, süt yumurta ve balıktır.
    
Başlıca endüstri kolları, makine ve elektrikli gereçler yapımı, takım tezgâhları, taşımacılık gereçleri, kereste sanayi ve tarıma dayalı besin sanayidir. Başlıca kentleri Riga ve Ventspils’dir.

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:36:05 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/letonya/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/letonya/</guid></item><item><title><![CDATA[LESOTHO]]></title><description><![CDATA[Resmî adı Lesotho Krallığı’dır. Başkenti Maseru olan Lesotho’nun nüfusu 2 166 520 (2000) kişidir.  Yüz ölçümü 30 350 km2dir. Yönetim biçimi meşrutî monarşi ve para birimi Loti’dir. Resmî dili İngilizce olan Lesotho’da nüfusun %90&#8242;ı Hristiyan’dır. Geriye kalan nüfusun %10&#8242;nu da geleneksel dinlere bağlıdır.
    
Güney Afrika’da yer alan Lesotho’nun dört bir yanı Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından çevrilidir. Kişi başına düşen millî gelir 1999 yılı verilerine göre 2240 $’dır. Zorunlu eğitim süresi 7 yıl olan Lesotho’da ortalama ömür 61 yıldır.
    
Ülkenin başlıca kentleri; Maseru, Cap Haitien, Leribe, Mokhotlong, Mafeteng ve Quthing’dir. Ülke topraklarının üçte ikisi ortalama 3 bin metre yükseklikteki dağlarla kaplıdır. En yüksek dağı 3482 m yükseklikte Thabana Ntlenyana Dağı’dır.
    
Başlıca ırmakları; Orange, Caledon, Senqunyane ve Makhaleng’dir. Lesotho’da ılıman bir astropik iklim egemendir. Kışlar soğuk ve kuru, yazlar sıcak ve yağışlı geçer. Doğal kaynakları yün ve moherdir. Ülkede yetişen tarım ürünleri mısır, tahıl ve fasulyedir. Ülkede elmas kesimi ve konservecilik yaygındır.



]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:33:12 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lesotho/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lesotho/</guid></item><item><title><![CDATA[ LEŞ KARGASI]]></title><description><![CDATA[Corvidae familyasından palearktik bölgeye yayılmış bir karga türü.  Uzunluğu yaklaşık 45 cm olan olan bu türün C. corone türü İtalya dışında, Batı Avrupa’da yaşar. Yerleşim birimlerinde görülmekle birlikte özellikle seyrek ağaçlı bölgeleri tercih ederler. Kalabalık sürüler hâlinde bir araya gelmelerine karşın, toplu yuva yapmazlar.
    
Hepçil olan bu kuşlar, leş, böcek, solucan ve tohum gibi, hemen her şeyi yiyerek beslenirler. Palearktik bölgede geniş bir dağılım gösteren C. cornixe Türkiye’nin hemen her yerinde rastlanır ve davranışları bakımından C. coroneye benzer.

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:12:37 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/-les-kargasi/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/-les-kargasi/</guid></item><item><title><![CDATA[LEPİSTES]]></title><description><![CDATA[Poeciliidae familyasından çok renkli bir tatlı su balığı. Gupi ya da Gök Kuşağı Balığı olarak da bilinir.  Familyanın öteki üyeleri gibi doğurarak çoğalan lepistes, bakımının kolay olması, hareketliliği, dayanıklılığı ve üreme yeteneğinin yüksek olması nedeniyle, akvaryumlarda yaygın olarak yetiştirilir.
    
Lepisteslerin erkeği dişisinden çok daha renklidir ve boyları 4 cm’yi geçmez. Lepisteslerin farklı renk ve fiziksel özellikler gösteren pek çok türü üretilmiştir.

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:10:50 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lepistes/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lepistes/</guid></item><item><title><![CDATA[WAGNER, RICHARD]]></title><description><![CDATA[(1813 Leipzig, Avusturya - 1883 Venedik, İtalya) Alman besteci ve müzik kuramcısı.  Wagner çocukluk ve gençlik yıllarını sanatsal bir ortamda geçirdi. Ablalarından biri operada öteki de tiyatroda oyunculuk yapıyordu. Piyano çalmayı ve beste yapmayı kendi kendine öğrendi. Leipzig Ünivertesine gitti. Ama müziğe yönelik temel bilgileri başta Beethoven’ın dörtlüleri ve senfonileri olmak üzere büyük ustaların yapıtlarını inceleme sürecinde edindi.
     
İlk operası Die Feen’i (Periler) Würtburg’ta Carlo Gozzi’nin düşsel bir masalını temel alarak besteledi. Ancak bu opera Leipzig’de sahnelenemeyince Magdedburglu bir tiyatro topluğunda orkestra şefi oldu. Bu grubun oyuncularından Wilhelmina Planer’le evlendi. Wagner, 1840&#8242;ta Rienzi ve 1841&#8242;de Uçan Hollândalı operasını tamamladı.
     
1848-1849 Alman Devrimi’ne katıldı ve 1849 Dresden ayaklanmasının bastırılması ve hakkında tutuklanma kararı çıkartılması üzerine Almanya’dan kaçtı. Sürgün yılları sırasında toplumsal ve sanatsal devrim kitapları yazmaya yöneldi. 1849-1852 yıllarında Sanat ve Devrim, Geleceğin Sanat Yapıtı, Dostlarıma Bildiri ve Opera ve Dram isimli eserlerini yayımladı. 1859&#8242;da Paris’e giden Wagner 1861&#8242;de af çıkınca tekrar Almanya’ya döndü. Daha sonra Viyana’ya giderek orada da bir yıl kaldı. 1864&#8242;te hayranı II. Ludwig, Bavyera tahtına çıktı ve Wagner’i Münih’e davet etti. Böylece Wagner altı yıl boyunca yazdığı önemli eserlerin hepsini Münih’te başarıyla sahneledi. Ününün zirvesindeyken kalp yetmezliğinden öldü ve Wahnfried arazisine gömüldü.
    
Batı müziğinde radikal değişiklikler yapan Wagner’in başlıca yapıtları arasında Uçan Hollândalı (1843), Tanhause (1845), Lohengrin (1850), Tristan ve Isolde (1865) ve Nibelungen Halkası (1869-1876) adlı dörtlemesi vardır.

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:05:47 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/w/wagner-richard/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/w/wagner-richard/</guid></item><item><title><![CDATA[X IŞINLARI]]></title><description><![CDATA[Görünür olmayan ve görünür ışıktan çok daha az dalga boyuna sahip elektromanyetik ışınlar. Röntgen ışınları olarak da bilinir. 
    
1895&#8242;te Alman fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen tarafından keşfedilen X ışınlarının dalga boyu aralığı yaklaşık 10-9 m ile 10-12 m arasındadır. Diğer elektromanyetik ışınlar (gama ışınları, mor ötesi ışınlar, görünür ışık, kızıl ötesi ışınlar ve radyo dalgaları) gibi X ışınlarının da boşluktaki hızı saniyede 3×1010 cm’dir.
    
X ışınları tıp alanında tanı ya da tedavi amacıyla kullanılır. Özellikle kanser olmak üzere bazı hastalıkların teşhis edilmesi ve tedavisinde, diş çürükleri, vücuttaki çıkık ve kırıkların, yabancı maddelerin belirlenmesinde X ışınlarından yararlanılır. X ışınları ayrıca bilimsel araştırmalarda ve sanayide kullan
]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:03:12 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/x/x-isinlari/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/x/x-isinlari/</guid></item><item><title><![CDATA[X IŞINI LÂMBASI]]></title><description><![CDATA[Röntgen lâmbası olarak da bilinir. X ışını lâmbası, güçlü bir elektrik alanında hızlandırılan elektronların bir anota çarptırılmasıyla X ışınları üretir.  X ışını lâmbası, havası alınmış bir cam tüp içine yerleştirilen bir katot ile tungsten levha olan bir anottan oluşur. Anot ile karşı karşıya gelecek biçimde yerleştirilen katotta bir flâman vardır. Katottan çıkan elektronlar büyük bir hızla anota çarparak X ışınları üretilir. X ışını lâmbası tıpta, bilimsel araştırmalarda ve sanayide kullanılır. X ışını lâmbası yapımı için 1913&#8242;te ABD’li mühendis William D. Coolidge’nin geliştirdiği model örnek alınır.

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:01:01 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/x/x-isini-lambasi/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/x/x-isini-lambasi/</guid></item><item><title><![CDATA[LEOPAR]]></title><description><![CDATA[Memeliler sınıfının kediler (Felidae) türüne ait bir büyük kedi türü. Leoparların uzun bir kuyruğu vardır.  Genel olarak kuyrukları bedenlerinin uzunluğunun yarısından fazladır. Başları büyük ve yuvarlak, çeneleri ileri doğru çıkıktır. Boyunları kısa, bacakları orta yükseklikte ve kuvvetlidir. Postları canlı ve parlak renklerde, kırmızımsı sarı üzerine siyah beneklidir. Geniş yapraklı ağaçlarla kaplı ormanlarda, çalılıklar ve makiyle örtülü sarp kayalıklarda ya da büyük ve derin vadilerde yaşarlar.
    
Çok iyi tırmanır, hızlı koşar ve uzun sıçrarlar. Etçildirler. Besinlerini, geyikler, yaban keçileri, yaban domuzları, antiloplar, maymunlar ve başka küçük memeli hayvanlar oluşturur. Özellikle köpekleri avlamaya çok düşkündürler. Sıkıştırılmadıkları sürece insanlara saldırmazlar.
]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 05:57:35 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leopar/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leopar/</guid></item><item><title><![CDATA[LENİN, VLADİMİR İLYİÇ]]></title><description><![CDATA[(1870 Simbirsk, Rusya - 1924, Gorki, Rusya). 1917 Sovyet Devriminin esin kaynağı ve lideri olan marksist düşünür, siyaset ve eylem adamı. Asıl adı Vladimir İlyiç Ulyanov’dur.  İlk başkanlığını yaptığı (1917-24) yeni Sovyet Devleti’nin temellerini atmış, dünya işçi hareketinin yeni öncü örgütü olarak III. Enternasyonel’i (Komintern) kurmuştur. Tarihin en büyük devrimcilerinden biri ve Marx sonrası dönemin en etkili sosyalist düşünürü olarak kabul edilir. Marx’ın kuramlarına yaptığı katkılardan dolayı, 20. yüzyılda komünist hareketin dayandığı ideolojik ve siyasal plâtform genellikle marksizm-leninizm olarak anılmıştır.
    
1922 yılında ciddî bir biçimde rahatsızlanan Lenin, suikast sonrasında boynunda kalan kurşunun çıkarılması için ameliyat masasına yattı. Ameliyatın ardından hızla iyileşme göstermesine karşın, 10 Mart 1923&#8242;te yeni bir rahatsızlık geçirerek konuşma yeteneğini yitirdi. Yaklaşık bir yıl felçli olarak yaşadıktan sonra 54 yaşında öldü.
    
Lenin’in İskra, Vperyod, Proletari, Sotsial-Demokrat, Raboçaya Gazeta, Prosveşçeniye ve Pravda gibi dergi ve gazetelerde çıkan makalelerle birlikte, büyük bir hacmi bulan yazıları ve konuşmaları, ölümünden sonra Toplu Yapıtlar adı altında yayınlanmıştır. En eksiksiz derleme olan yapıtın beşinci baskısı (1958-1965) toplam 55 cilttir. 1970-1971 yıllarında üç cilt olarak yayımlanan Seçme Yapıtlar ise en önemli kitap, broşür ve makalelerini içerir. Lenin’in Batı dillerinde çeşitli konu başlıkları altında derlenerek yayımlanan çok sayıda kitabı Türkçeye de çevrilmiştir.

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 05:54:41 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lenin-vladimir-ilyic/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lenin-vladimir-ilyic/</guid></item><item><title><![CDATA[ LENFOSİTLER]]></title><description><![CDATA[Akyuvar popülasyonu içinde yer alan ve bedenin savunmasından sorumlu olan hücrelere verilen ad.  İki ana gruba ayrılırlar. T lenfositler, hücresel bağışıklıktan sorumludur. Bedene giren yabancı cisim ve organizmaları tanıyarak ortadan kaldırırlar. B lenfositler de, humoral bağışıklıktan sorumludur. Antikor üreterek antijenlerin ortadan kaldırılmasını sağlarlar.
    
AIDS hastalığında HIV virüsü lenfositleri parçaladığı için bedenin savunması azalarak ortadan kalkar. Bu durumda bağışıklık sistemi ortadan kalktığı için en basit hastalıklar bile AIDS’li kişi için öldürücü duruma gelir.

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 05:51:43 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/-lenfositler/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/-lenfositler/</guid></item><item><title><![CDATA[LENF SİSTEMİ]]></title><description><![CDATA[Lenf sıvısının, bir tabakalı hücrelerden oluşmuş damarlar içinde, bir yöne (organlardan kalbe doğru) akmasının sağlandığı kapalı sistem.  Çeperdeki hücreler birbirlerine gevşek olarak bağlandığından, doku sıvıları bu damarların içine kolaylıkla geçebilir. Lenf sistemine giren sıvıların ve özellikle proteinlerin dokulardan hemen uzaklaştırılması gerekir.
    
Tersi durumda dokular arasında sıvı miktarı artar. Lenf sıvısındaki protein miktarı her zaman kandan daha azdır. Lenf sistemi, doku sıvısı fazlasını ve proteinleri kana geri döndürmenin yanında başka işlevler de görür. Örneğin, bağırsaklarda emilen yağın büyük bir bölümü, kılcal kan damarlarından çok lenf damarları tarafından alınır.

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 05:50:02 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lenf-sistemi/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lenf-sistemi/</guid></item><item><title><![CDATA[LENF DÜĞÜMLERİ]]></title><description><![CDATA[Lenf damarları boyunca bulunan ve lenfosit meydana getiren bir kapsülle çevrili küçük doku kümesi.  Lenf düğümleri, memelilerin ve bazı kuşların lenf sisteminde yer alırken, birçok basit omurgalıda bulunmaz. Bir bağ dokusu ağından oluşmuşlardır. Lenf düğümleri, içinden geçen ölü hücreleri, hücre parçacıklarını ve işgalci bakteriler gibi parçaları yok eder. En bilinen örneği bademciktir.
]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 05:48:32 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lenf-dugumleri/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lenf-dugumleri/</guid></item><item><title><![CDATA[LENF]]></title><description><![CDATA[Lenf damarlarında dolaşan ve kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plâzması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı. Ak kan da denir. 

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 05:46:55 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lenf/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lenf/</guid></item><item><title><![CDATA[LEJYONER HASTALIĞI]]></title><description><![CDATA[Legionella pneumophilia bakterisinin yol açtığı tehlikeli bir hastalık. Hastalığın şiddetli belirtilerle seyreden zatürree ve daha hafif tipi olan pontiac ateşi olarak iki şekli vardır.  Lejyoner hastalığı adını, 1976 da ABD’de Filedelfiya’da eski lejyonerler arasında meydana gelen salgından almıştır.
    
ABD’de her yıl 8 000-18 000 arasında lejyoner hastalığı vak’ası görülmektedir. Türkiye’de hastalığın varlığı bilinmekle birlikte sağlıklı istatistiksel bilgiler olmadığından yıllık hasta sayısı bilinmemektedir. Ülkemizdeki veriler lejyoner hastalığının tüm zatürreeler arasında %5-%10 sıklıkla olduğunu düşündürmektedir. Lejyoner hastalığı izole vak’alar olarak bütün yıl boyunca görülmesinin yanı sıra yaz ve sonbahar başlarında salgınlar da olabilmektedir. Dünyanın her yerinde görülebilen bu hastalığa yakalananların %5 - %15&#8242;i ölmektedir. Bu hastalık çocuklarda da ortaya çıkabilir. Ancak daha çok orta yaşlı ve yaşlı yetişkinlerde görülür. 
    
Hastalığın belirtileri bakteri alındıktan 2-10 gün sonra ortaya çıkar. Öncelikle hâlsizlik ve yorgunlukla başlayan şikâyetlere ateş, öksürük, göğüs ağrısı ve nefes darlığı eklenir. Genelde başlangıçta balgam çıkışı olmaz. Bulantı, kusma karın ağrısı, yaygın kas ve eklem ağrıları olur. Uygun antibiyotik tedavisiyle bağışıklık sistemini baskılayan bir hastalık yoksa tam iyileşme gerçekleşir. Ancak, en az iki hafta antibiyotik tedavisi gereklidir.
    
Legionella bakterisi bütün dünyada suyla ilgili aygıtların tamamına yakınında görülmüştür. Buradan elde edilen önemli sonuç bu bakterinin büyük binaların havalandırma sistemlerindeki, sıcak ve nemli ortamlarda, rahatlıkla yerleşip üreyebileceğidir. Bakteri havalandırma sistemi aracılığıyla yayılır ve doğal olarak çevredeki insanlarca solunur.

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 05:45:43 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lejyoner-hastaligi/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lejyoner-hastaligi/</guid></item><item><title><![CDATA[LEIBNIZ, WILHELM GOTTFRIED]]></title><description><![CDATA[(1646 Leipzig, Almanya - 1716 Hannover, Almanya) Alman filozofu ve matematikçisi. Leibniz, üniversite öğrenimine 1661&#8242;de Leipzig Üniversitesinde bir hukuk öğrencisi olarak başladı, ancak çok değişik alanlarda çalıştı ve neredeyse hepsine özgün katkıları oldu.  Bir mühendis olarak hesap makineleri, saatler ve madencilikle ilgili makineler üzerine çalıştı; bir kütüphaneci olarak çağdaş katologlama düşüncesini geliştirdi; bir matematikçi olarak topolojiye katkılarının yanı sıra, Newton’dan bağımsız olarak diferansiyel ve integral hesabı geliştirdi; bir fizikçi olarak da mekanik alanına ve özellikle momentum kuramına katkıları oldu. Ayrıca, dilbilim, tarih, felsefe üzerine önemli çalışmalar yaptı.
    
1666 yılında yazdığı De arte Combinatoria’da (Birleştirme Sanatı Üzerine), sözel olsun ya da olmasın tüm usa vurmaların ve buluşların sayı, sözcük ya da renk gibi ögelerin bir bileşimine indirgenebileceğini öne sürdü. Bu model bazı günümüz bilgisayarlarının kuramsal atasıdır.
    
Leibniz, diferansiyel ve integral hesabı, 1673-1676 yılları arasında Paris’te, Descartes ve Pascal’ın çalışmalarını incelerken bulmuş ve araştırma sonuçlarını, 1684 yılında “Maksimum, Minimum ve Teğetler için Kesirli ve Kesirsiz Niceliklerin Engellemediği Yeni Bir Yöntem ve Bunun İçin İlginç Bir Hesap” adını taşıyan makalesinde yayınlamıştır. Bu makalede, dx, dy gösterimleri ve d(uv) = udv + vdu gibi türev alma kuralları bulunmaktadır.
    
Bugünkü diferansiyel ve integral hesap sembolleri ve terimleri Leibniz’den gelmektedir. Eşitlik (=), çarpma (x) simgelerini, fonksiyon ve koordinat terimlerini Leibniz’e borçluyuz.
    
Leibniz’in yaşadığı en büyük talihsizlik belki de Newton’un çağdaşı olmaktı. Leibniz, matematikteki en büyük keşiflerden biri olan diferansiyel ve integral hesabını da içeren “kalkülüs”ü Newton’dan bağımsız olarak geliştirmiş ve bunun için Newton’la büyük bir tartışmaya girmişti. Kuramları aynı, yalnızca notasyonları farklıydı. Leibniz’in gerçekte pek şansı yoktu; çünkü, Newton tartışmacı biri olmanın yanı sıra, dönemin en saygın bilimsel topluluğunun da lideriydi; üstelik şövalyeydi. Newton, meslektaşlarını Leibniz’in kalkülüsü ilk kez kendisinin daha önce yayımladığı kitaptan kopya ettiğine ikna ederek tartışmayı kazandı ve bu konuda bilimsel dünyanın onayını almış oldu. Ancak bugün bile kalkülüsü Newton’un adıyla ansak da, Leibniz’in notasyonunu kullanmaktayız. Bu buluşuna ve çalışmalarını sürdürdüğü fiziğin başka birçok alanına yaptığı katkılar nedeniyle hatırlanmasına karşın Leibniz, İngiliz rakibine sunulan zenginliklere, güce ve ödüllere hiçbir zaman ulaşamadı ve 14 Kasım 1716&#8242;da Hannover’de öldü.

]]></description><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 05:43:44 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leibniz-wilhelm-gottfried/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leibniz-wilhelm-gottfried/</guid></item><item><title><![CDATA[LEHİM]]></title><description><![CDATA[Erime noktaları düşük metalleri tutturma işlemlerinde kullanılan, kalay ve kurşun alaşımlarının genel adı. 



]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:56:51 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/bilgi/lehim/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/bilgi/lehim/</guid></item><item><title><![CDATA[LEGENDRE, ADRIEN-MARIE]]></title><description><![CDATA[(1752 Paris, Fransa - 1833 Paris, Fransa) Fransız matematikçi. 1775-1780 yılları arasında Paris’te Ecole Militaire’de; 1795&#8242;ten sonra da Ecole Normale’de profesörlük yaptı. 
    
Legendre önceleri elipsleri eksenlerinden biri çevresinde döndürerek, oluşturulan hacimlerin çekimleri üzerinde çalıştı. Bu çalışmasını 1783&#8242;te yayınladı. Bu çalışmayla bugün Legendre Fonksiyonları diye bilinen fonksiyonları bilim dünyasına tanıttı.
    
Legendre, 1794 yılında yayımladığı “Geometrinin Ögeleri” adlı kitabıyla ün yaptı. Bu kitabında Legendre, Öklid’in “Ögeler” adlı kitabını yeniden düzenledi, teoremlerin kanıtlarını basitleştirdi ve böylece daha etkin bir ders kitabı oluşturdu. Legendre’in bu yapıtı o tarihten sonra Avrupa’da ve Amerika’da Öklid’in Ögeleri’nin yerini aldı ve kendisinden sonra bu konuda yazılan tüm geometri kitaplarına örnek oldu.



]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:51:25 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/legendre-adrien-marie/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/legendre-adrien-marie/</guid></item><item><title><![CDATA[LEEUWENHOEK, ANTONIE VAN]]></title><description><![CDATA[(1632 Delft, Hollânda - 1723 Delft, Hollânda) Hollandâlı doğa bilimci. Geliştirdiği mikroskopla bakterileri ve Protozoa filuminundan tek hücrelileri ilk defa incelemiştir. Yaptığı gözlemlerle bakteriyoloji ve protozoolojinin temellerini atan Leeuwenhoek, basit hayvanlar üzerine yaptığı çalışmalarla, kendiliğinden türeme görüşünü çürütmüştür.
    
1677&#8242;de köpek, insan ve böceklerde sperm hücrelerini ilk kez tanımladı. 1680 yılında Kraliyet Derneği üyeliğine kabul edildi. Buluşlarının çoğu, derneğin Philosophical Transactions adlı yayınında duyuruldu.
    
Leeuwenhoek, mikroskoplarında kendi kestiği ve büyütme güçleri 50-300 arasında değişen mercekler kullanmıştır. Bu merceklerin büyütme gücünü artırmak amacıyla, yatık ışıklandırma ya da buna benzer bir yöntem kullandığı sanılmaktadır.
    
Ancak Leeuwenhoek’ın gizli tuttuğu mikroskopla inceleme yöntemleri günümüzde de anlaşılmazlığını korumaktadır.



]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:43:29 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leeuwenhoek-antonie-van/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leeuwenhoek-antonie-van/</guid></item><item><title><![CDATA[LEAKEY, RICHARD]]></title><description><![CDATA[(1944 Nairobi, Kenya - ) Kenyalı fizikî antropolog ve paleontolog. Ünlü arkeologlar Mary ve Louis Leakey’in oğlu olan Richard Leakey, 1967&#8242;de Etiyopya’daki Oma Irmağı vadisine düzenlenen bir araştırma gezisine katıldı.  Bu yolculukta Kenya’daki Rudolf (Turkana) Gölü kıyılarında bulunan Koobi Fora yöresi dikkatini çekti ve yaptığı ön çalışmada 230 bireye ait 400 parça fosil ortaya çıkardı. Onun çalışmalarından sonra, bu bölge dünyanın en zengin ve çeşitli tarih öncesi kalıntılarını içeren yerleşmesi olarak tanındı.
    
Leakey’in fosil buluntularıyla ilgili yorumları çeşitli tartışmalara yol açtı. 1978&#8242;de People of Lake (Göl İnsanları) ve 1981&#8242;de The Making of Mankind (İnsan Soyunun Oluşumu) adlı kitaplarını yayımladı.
    
1968&#8242;de Kenya Ulusal Müzesinin müdürü olan Leakey, ayrıca bir fosil müzesi, lisansüstü eğitim merkezi ve lâboratuvar olarak hizmet veren Louis Leakey Afrika Pr
]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:41:15 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leakey-richard/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leakey-richard/</guid></item><item><title><![CDATA[LEAKEY, MARY]]></title><description><![CDATA[(1913 Londra, İngiltere - 1996 Nairobi, Kenya) İngiliz arkeolog ve antropolog. Eşi Louis Leakey ile birlikte bulduğu fosiller ve bu fosillere yaptığı yorumlarla tanınır. 1987&#8242;de Olduvai Boğazı’nın güneyindeki Laetoli alanını buldu. 
    
Burada volkanik küller üzerinde 3,5 milyon yıl önce yürümüş insangillerin ayak izlerini keşfetti. Bu buluş, insanların yürümeye başladığı varsayılan ve öteden beri bilim dünyasında kuşkuyla karşılanan tarihlerden çok eskiye gidiyordu. Mary Leakey’in önemli kitapları arasında Olduvai Gorge: My Search for Early Man (1979; Olduvai Boğazı: İlk İnsanı Bulmak için Yaptığım Araştırmalar) ve otobiyografik yapıtı Disclosing the Past (1984; Geçmişi Aydınlatmak) sayılabilir.



]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:37:40 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leakey-mary/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leakey-mary/</guid></item><item><title><![CDATA[LEAKEY, LOUIS]]></title><description><![CDATA[1903 Kabete, Kenya - 1972 Londra, İngiltere) Kenyalı arkeolog ve antropolog.  Ortaya çıkardığı fosillerle, ilk insanın evrimleşme sürecinin Asya’da değil, Afrika’da gerçekleştiğini ve ilk insanın o güne kadar bilinenden çok daha önce yaşadığını göstermiştir. Günümüzde birçok bilim adamı, buluntuların önemini kabul etmekle birlikte, Leakey’in kendi buluşlarına yönelik yaptığı yorumları ve fosil sınıflamalarını onaylamamaktadır.



]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:35:07 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leakey-louis/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/leakey-louis/</guid></item><item><title><![CDATA[LCD (LIQUID CRYSTAL DISPLAY)]]></title><description><![CDATA[Dijital saat, hesap makinesi, diz üstü bilgisayar ekranları ve tepegözlerde kullanılan bir gösterge türü. Türkçe karşılığı, Sıvı Kristal Gösterge’dir. 
    
LCD göstergeler, elektrikle kontrol edilebilen polarize ışığa duyarlı kimyasal maddelerden oluşur. Bu tip göstergeler, öteki göstergelere göre çok daha az enerjiye gereksinim duyduklarından daha kullanışlıdır.



]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:33:43 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lcd-liquid-crystal-display/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lcd-liquid-crystal-display/</guid></item><item><title><![CDATA[LÂZER]]></title><description><![CDATA[Tek bir dalga boyunda ve renkte yoğunlaştırılmış, güçlü ışık.  Uyarılmış ışınım yayımı yoluyla ışığın güçlendirilmesi anlamına gelen, Light Amplification by Stimulated Emission of Radiotion sözcüklerinin baş harflerinden oluşturulmuş bir kısaltmadır. Lâser olarak da bilinir.
    
Bir lâzer kaynağından çıkan lâzer ışınları çok güçlüdür. Lâzer ışın demeti, yolu boyunca çok az dağılma gösterir. Bu nedenle, çok küçük noktalara çarptırılarak kesme ve kaynak yapma işlemlerinde kullanılır. Özellikle göz retinası ameliyatlarında yaygın biçimde lâzerden yararlanılır. Bu ışınlar tıbbın yanı sıra iletişim ve biyoloji alanlarında da kullanılır.

]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:31:18 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lazer/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lazer/</guid></item><item><title><![CDATA[ LAXNESS, HALLDÖR KILJAN]]></title><description><![CDATA[(1902 Reykjavik, İzlânda - 1998 Reykjavik, İzlânda) İzlândalı roman yazarı. Çocukluğunu babasının çiftliğinde geçirdi.  İlk romanı liseye giderken yayınlandı. Okulu bitirdikten sonra İskandinavya’ya, Almanya, Avusturya ve Fransa’ya gitti. Yolculukları sırasında Alman dışavurumcularından ve Fransız gerçeküstücülerinden etkilendi. 1926-1929 yılları arasında kaldığı Amerika’dan 1930&#8242;da solcu görüşleri benimsemiş olarak döndü. Bundan sonra yazdıklarında hep basit halkın yaşam kavgasını anlattı. Zaman zaman Sovyetler Birliği’ne de gitti. 1955&#8242;te Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı.
    
Başlıca yapıtları şunlardır:
Salka Valka (1928), Alty Dubokin (1929), Kvaeaekver (1930), Salka Valka (1931), Sjalfstaett Folk (1933), Heimsljos (1937), Brekkukotsannail (1957), Atomstödin, Gerpla (1952), Silfurtunglid, Einnan Sueitarkronika (1970), Guosgjafalbula (1972).

]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:29:29 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/-laxness-halldor-kiljan/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/-laxness-halldor-kiljan/</guid></item><item><title><![CDATA[LAWRENCE, THOMAS EDWARD]]></title><description><![CDATA[(1888 Galler, İngiltere - 1935 Dorset, İngiltere) İngiliz arkeoloğu, askeri ve yazarı.  Orta Doğu’da oynadığı siyasî rol nedeniyle Arap Lawrence olarak da ün kazanmıştır. 1914-1918 yılları arasında Fransa’da ve Orta Doğu’da arkeolojik araştırmalar yapmış, I. Dünya Savaşı çıkınca, İngilizler tarafından, Arapları Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklandırmakla görevlendirilmiştir. Araplardan kurduğu düzensiz çetelerin başında Osmanlı birliklerine karşı çarpışmış, Arapların Osmanlı yönetiminden çıkmalarında belirleyici bir rol oynamıştır.
    
Arapların, I. Dünya Savaşı’ndaki mücadelesini anlattığı “The Seven Pillars of Wisdom- Bilgeliğin Yedi Temel Direği” ve “Revolt in the Desert- Çölde Ayaklanma” adlı eserleriyle daha da ünlenen Lawrence, 1935 yılında geçirdiği bir trafik kazasında yaşamını yitirmiştir.
    


]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:27:25 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lawrence-thomas-edward/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lawrence-thomas-edward/</guid></item><item><title><![CDATA[ LAWRENCE, DAVID HERBERT]]></title><description><![CDATA[(1885 Nottingham, İngiltere - 1930 Vence, Fransa) İngiliz ozanı, roman, öykü ve oyun yazarı. Maden işçisi bir babayla, öğretmen bir annenin beş çocuğundan dördüncüsü olarak doğdu.  Burslar sayesinde öğretmen olabildi. Öğretmenlik yaptığı yıllarda ilk şiirleriyle ilk romanı yayımlandı. The Rainbow adlı romanında öğretmenliği kendisine kazandırdığı deneyleri anlattı. Sürekli olarak endüstrileşmeyi eleştirdi. Bu eleştirisi şiirlerinde, romanlarında üstü kapalı olarak, teorik yazılarında açık olarak kendini gösterdi. Sağlık durumu elvermediği için 1911&#8242;de öğretmenliği bırakmak zorunda kaldı.
    
1912&#8242;de akıl danışmak için gittiği Prof. Weekley’e âşık oldu. Weekley otobiyografisinde Lawrence hakkında “İçimde yeni bir duygu, ince bir duygu belirmişti.” diye yazdı. Weekley; kocasını ve üç çocuğunu terk ederek Lawrence ile birlikte yaşadı. Lawrence’nin bundan sonraki yaşamı kovuşturmalar altında, parasızlık, baskı, sefalet, ağır koşullar içinde geçti. Savaşa karşı olduğu için İngiltere’de sürekli polis denetimi altında yaşadı. “England, my England” adlı öyküsünde bu ülkeye karşı duyduğu nefreti dile getirdi. Kangaroo adlı romanında İngiltere’den “gri bir tabut” diye söz etti.
    
1925&#8242;te tüberküloz olmasından sonra romanlarındaki kadın-erkek ilişkisinin yerini daha çok doğanın anlatımı aldı. 1928&#8242;de Floransa’da kendi parasıyla bastırdığı “Lady Chatterly’in Sevgilisi” adlı yapıtı yasaklandı.
    
Başlıca yapıtları şunlardır:
Romanları; The White Peacock (1911), The Trespassers (1912), Sons and Lovers (1913), The Rainbow (1915), Women in Love (1920), The Lost Girl (1920), Aaron’s Rod (1922), Kangaroo (1923), Lady Chatterly’s Lover (1928); öyküleri; England, my England (1922), The Ladybird (1923) The Woman who Rode Away (1928); gezi kitapları; Twilight in İtaly (1916), Sea and Sardinla (1921), Morning in Mexico (1927); şiir; Love Poems (1913), Amores (1916), Birds, Beasts and Flowers (1923), Nettles (1930), oyunları; The Widowing of Mrs. Lohdroyd (1914), Touch and go (1920), David (1926).



]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:25:21 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/-lawrence-david-herbert/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/-lawrence-david-herbert/</guid></item><item><title><![CDATA[LÂVANTA]]></title><description><![CDATA[Ballıbabagiller (Lamiaceae ya da Labiatae) familyasının Lavandula cinsini oluşturan 20 kadar türün ortak adı.  En önemli türü olan İngiliz lâvantası, uçucu yağ elde etmek için yetiştirilir. Türkiye’de Batı Anadolu’daki makiliklerde yetişen karabaşotuyla İspanya kökenli L. lanata yaygın olarak yetiştirilen türlerdendir. Koyu ve mor çiçekli olan karabaşotu, Osmanlı Döneminde, antiseptik etkisi nedeniyle kolera tedavisinde kullanılmıştır.



]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:12:22 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lavanta/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lavanta/</guid></item><item><title><![CDATA[LAV, ERCÜMENT BEHZAT]]></title><description><![CDATA[(1903 İstanbul - 1984 İstanbul) Türk ozanı. İstanbul Erkek Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Şehir Tiyatrosu’na oyuncu olarak girdi.   Berlin’de tiyatro ve müzik öğrenimi gördü. Dönüşünde oyunculuk, rejisörlük ve öğretmenlik yaptı. Ankara’da Halkevi tiyatrolarında rejisörlük, gazetecilik ve Ankara Radyosu’nda spikerlik yaptı.
    
İlk şiirleri Servetifünun, Uyanış dergisinde yayınladı. Ölçülü, uyaklı şiire karşı çıktı. Gerçeküstücülük, kübizm, fütürizm gibi yeni şiir akımlarını denedi. Diyalektik materyalizmi benimseyerek şiirlerini hümanist bir bakış açısıyla yazdı.
    
Başlıca yapıtları şunlardır:
Şiir kitapları; S.O.S. (1931), Kaos (1934), Açıl Kilidim Açıl (1940), Mau-Mau (1962), Üç Anadolu (1964); Oyunları; Karagöz Stepta (1940), Altın Gazap (1971).

    
(1903 İstanbul - 1984 İstanbul) Türk ozanı. İstanbul Erkek Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Şehir Tiyatrosu’na oyuncu olarak girdi. Berlin’de tiyatro ve müzik öğrenimi gördü. Dönüşünde oyunculuk, rejisörlük ve öğretmenlik yaptı. Ankara’da Halkevi tiyatrolarında rejisörlük, gazetecilik ve Ankara Radyosu’nda spikerlik yaptı.
    
İlk şiirleri Servetifünun, Uyanış dergisinde yayınladı. Ölçülü, uyaklı şiire karşı çıktı. Gerçeküstücülük, kübizm, fütürizm gibi yeni şiir akımlarını denedi. Diyalektik materyalizmi benimseyerek şiirlerini hümanist bir bakış açısıyla yazdı.
    
Başlıca yapıtları şunlardır:
Şiir kitapları; S.O.S. (1931), Kaos (1934), Açıl Kilidim Açıl (1940), Mau-Mau (1962), Üç Anadolu (1964); Oyunları; Karagöz Stepta (1940), Altın Gazap (1971).



]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:09:16 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lav-ercument-behzat/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/lav-ercument-behzat/</guid></item><item><title><![CDATA[ LÂV]]></title><description><![CDATA[Yanardağ bacalarından yükselerek krateri dolduran ve zaman zaman yanardağ ağzında taşarak dağın eteklerinden akan, ergimiş kızgın kayalara lâv denir. Lâvlar akarken geniş ırmaklar oluşturur. 
    
Lâv, çok sıcak oldukları için önlerine gelen cismi eritir ya da yakar. Yavaş soğur. Soğuyup katılaştığında koyu renk kayalar oluşturur.



]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:05:44 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/-lav/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/-lav/</guid></item><item><title><![CDATA[ LÂM]]></title><description><![CDATA[Mikroskopta incelenecek maddelerin, üzerine konduğu dar ve uzun cam parçası. ]]></description><pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:03:49 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/-lam/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/l/-lam/</guid></item><item><title><![CDATA[EDİBOĞLU, BÂKÎ SUHA]]></title><description><![CDATA[(1915 Antalya - 1972 İstanbul) Türk şairi ve yazarı. İstanbul’da Hayriye Lisesinde; Ankara’da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde okudu.  Çeşitli gazetelerde, İstanbul ve Ankara radyolarında, Basın Yayın Genel Müdürlüğünde çalıştı. Şiir ve öykülerini Servet-i Fünun, Ülkü, Aile, Varlık gibi dergilerde ve Cumhuriyet gazetesinde yayımladı.
    
Başlıca yapıtları şunlardır:
Şiir kitapları; Cenup (1942), Gece Yağmuru (1947), İşaret (1953), Karanlıkta Geçen Gemiler (1958), Ünlü Türk Bestekârları (1962), Atatürk İçin Bütün Şiirler (1962), Bizim Kuşak ve Ötekiler (1968); antoloji; Türk Şiirinden Örnekler (1944); öykü kitabı; Sel Geliyor (1944).



]]></description><pubDate>Mon, 07 Sep 2009 04:07:16 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/ediboglu-baki-suha/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/ediboglu-baki-suha/</guid></item><item><title><![CDATA[EDGÜ, FERİT]]></title><description><![CDATA[(1936 İstanbul - ) Türk öykü yazarı. Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünün son sınıfından ayrıldı.  Paris’te altı yıl seramik öğrenimi gördü. Sourbonne Üniversitesinde ve Louvre’da felsefe ve sanat tarihi dersleri aldı. Reklâm şirketlerinde çalıştı. Ada Yayınlarını kurdu.
    
İlk öyküsünü Yeni Ufuklar dergisinde yayımladı. Çeşitli dergilerde çağdaş sanatın sorunlarına ilişkin yazılar ve çeviriler de yayımladı. Öykülerinde toplumun ve tutkularının baskısı altındaki kişileri işledi.
    
Başlıca yapıtları şunlardır:
Şiir Kitapları; Ah Min el-aşk (1978,1984), Dağ Şiirleri (1999); Romanları; Kimse (1976), O (1977); öykü kitapları; Kaçkınlar (1959), Bozgun (1962), Av (1968), Bir Gemide (1979 Sait Fâik Öykü Ödülü), Çığlık (1982), Binbir Hece (1991), Doğu Öyküleri (1996), İşte Deniz, Maria (1999); denemeleri; Ders Notları (1979 TDK Deneme Ödülü), Yazmak Eylemi (1980), Şimdi Saat Kaç (1986), Yeni Ders Notları (1991) Ressamın Öyküsü (1991), Seyir Sözcükleri (1996); oyunu; Hakkâri’de Bir Mevsim (1977).



]]></description><pubDate>Mon, 07 Sep 2009 04:05:21 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/edgu-ferit/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/edgu-ferit/</guid></item><item><title><![CDATA[EDEBIYAT (YAZIN)]]></title><description><![CDATA[Olayları, düşünce ve duyguları söz ya da yazıyla anlatan sanat dalı; yazın.  Edebiyat, birbiriyle ilgi üç kavramı anlatan Arapça bir sözcüktür:
    
1. Düşünce, duygu, tasarı ve izlenimleri, etkili ve uyumlu bir biçimde anlatan, ürünleri yazılı ya da sözlü olabilen sanat dalıdır.
    
2. Yazılı ve sözlü edebiyat ürünlerinin tümünün adıdır.
    
3. Herhangi bir bilim dalının kapsamına giren bilgilerin tümüdür.
    
Birçok sanatçı, edebiyat sözcüğünün yerine, “yazmak” eyleminden türetilmiş “yazın” sözcüğünü kullanmaktadır. Edebiyat genelde yazılı ve sözlü olmak üzere ikiye ayrılır:
    
Sözlü edebiyat, anlatım aracı olarak sözün kullanıldığı, yazının bulunmadığı çağlarda üretilmiş (yazılı duruma sonradan getirilmiş), dilden dile söylene söylene günümüze kadar gelmiş, çoğunluğunun yaratıcısı belli olmayan, halkın ortak malı olmuş edebiyat ürünlerinin genel adıdır. Yazılı edebiyat, anlatım aracı olarak yazının kullanıldığı, yazarı belli olan, her tür edebiyat ürününün toplu adıdır.
    
Her ulusun kendine özgü bir edebiyatı vardır. Bu anlamda edebiyat; İngiliz edebiyatı, Türk edebiyatı, Fransız edebiyatı, Rus edebiyatı gibi adlar alır.
    
Edebî (yazınsal) türler oldukça fazladır. Bunların başlıcaları; şiir, öykü, roman, oyun, deneme, fıkra, anı, gezi yazısı, öz yaşam öyküsü, makale, haber, söyleşi, röportaj, günce, eleştiri, masal ve senaryodur. Bu türler de kendi içlerinde konularına, biçimlerine ve amaçlarına göre ayrılır.



]]></description><pubDate>Mon, 07 Sep 2009 04:04:02 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/edebiyat-yazin/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/edebiyat-yazin/</guid></item><item><title><![CDATA[EDEBALİ, ŞEYH]]></title><description><![CDATA[Osmanlı devleti kurucusu Osman Gazi’nin kayınpederidir. Doğduğu yıl ile ilgili bilgi olmamakla beraber ölüm yılı 1325 olarak bilinmektedir.  İslâm bilimleri alanında Karaman ve Şam’da öğrenim görmüştür. Özellikle rüya yorumlamasıyla ünlenmişti. Bir söylenceye göre Osman Gazi Şeyh Edebali’nin evinde konuk kaldığı bir gece rüyasında şeyhin koynundan çıkan bir ayın kendi koynuna girdiğini, sonra da göbeğinden çıkan bir ağacın büyüyüp tüm dünyayı sardığını görmüş. Şeyh bu rüyayı Osman Gazi’nin büyük bir devlet kuracağı ve tüm dünyayı kaplayacağı şeklinde yorumlamıştır. Şeyh daha sonra Osman Gazi ile kızı Bala Sultan’ı evlendirmiştir. Yüz yirmi yıl yaşadığı söylenmektedir. Osmanlı Devleti’nin kurulduğu yıllarda çok önemli bir rol oynamıştır.

]]></description><pubDate>Mon, 07 Sep 2009 04:02:21 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/edebali-seyh/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/edebali-seyh/</guid></item><item><title><![CDATA[ECEVİT, BÜLENT]]></title><description><![CDATA[Orta öğrenimini İstanbul Robert Kolejinde yaptıktan sonra eğitimine Ankara’da Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde devam etti. 1946 yılında yüksek öğrenimini yarıda bırakarak Londra’da Türk büyükelçiliği basın ateşeliğinde görev aldı. 1950 yılında Ankara’ya döndü ve Ulus, Halkçı ve Yeni Ulus gazetelerinde çalıştı. 1957&#8242;de ABD’ye giderek Harvard Üniversitesinde öğrenim gördü. Aynı yıl yurda geri dönerek Cumhuriyet Halk Partisinden Ankara milletvekili oldu. Daha sonra 1961 yılındaki seçimlerde de, bu kez Zonguldak milletvekili olarak meclise girdi. 1961-1965 yılları arasında İsmet İnönü başkanlığında kurulan hükûmette çalışma bakanı olarak görev aldı. 1972 yılında İsmet İnönü’den boşalan, Cumhuriyet Halk Partisi başkanlığına getirildi. 1973 yılındaki seçimlerde en çok oyu alan partinin başkanı olarak başbakan oldu. 1974 yılında bir darbeyle Kıbrıs’ı ele geçirmek isteyen Yunanistan’a karşı Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirdi. Türk askerleri adada durumu kontrol altına alarak, orada yaşayan Türklerin güvenliğini sağladı.
    
Ecevit 1987 yılında Demokratik Sol Parti başkanlığına getirildi. 1999 yılında yapılan seçimlerde en çok oyu alan Demokratik Sol Partinin başkanı Ecevit, yeniden başbakan oldu. 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimler sonucunda başbakanlıktan ayrıldı.

]]></description><pubDate>Mon, 07 Sep 2009 04:00:58 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/ecevit-bulent/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/ecevit-bulent/</guid></item><item><title><![CDATA[EBUBEKİR, HZ.]]></title><description><![CDATA[(573 ? - 634 Medine) İlk İslâm halifesi. Kureyş kabilesinden gelen ve İslâm’ı kabul eden ilk erkektir.  Hz. Muhammed’in ölümünden sonra halifeliğe seçilerek Müslümanların siyasal ve dinsel önderliğini üstlenmiştir.
    
Varlıklı bir tüccar olan Hz. Ebubekir, Hz. Muhammed’in bütün savaşlarına katıldı. Kızı Ayşe’yi Hz. Muhammed’le evlendirdi. İki yıl süren halifeliği boyunca da Müslümanlıktan dönenlerle mücadele etti. Hz. Muhammed’in sağlığında ona bağlanarak Müslüman olan Arap kabilelerinin ayaklanmalarını bastırdı. Yapmış olduğu en önemli iş de Kur’an’ın kitaplaştırılmasıydı. Hafızlardan çoğunun savaşlarda ölmesi üzerine, dağınık durumdaki ayetleri ve sureleri birleştirmek amacıyla Hz. Muhammed’in vahiy kâtiplerinden Zeyd bin Sabit başkanlığında bir kurul oluşturdu. Kurulca bir araya getirilen Kur’an metnine Mushaf adı verildi.



]]></description><pubDate>Mon, 07 Sep 2009 03:59:36 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/ebubekir-hz/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/ebubekir-hz/</guid></item><item><title><![CDATA[EBRU]]></title><description><![CDATA[Birbiri içine geçmiş, ancak karışmamış, bakışla ayırt edilebilecek şekilde duran renk ve şekillere verilen ad.  Sanat olarak ebru, kitre ve kola gibi yapıştırıcılarla yoğunlaştırılmış suyun üzerine serpiştirilen neft yağıyla sulandırılmış yağlı boyanın rastgele bezediği şekillerin ve bu şekillere müdahale edilmesiyle ortaya çıkan figürlerin kâğıda aktarılmasıdır. Geleneksel Türk el sanatlarından biri olan ebru, yakın zamana kadar unutulma tehlikesiyle karşı karşıyaydı.



]]></description><pubDate>Mon, 07 Sep 2009 03:49:28 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/ebru/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/ebru/</guid></item><item><title><![CDATA[EBEGÜMECİ]]></title><description><![CDATA[Ebegümecigiller (Malva sylvestris) familyasında yer alan aynı cinsten 1500 kadar tür bitkinin genel adı.  Dünyanın hemen her yerinde yaygın olan ebegümeci türleri, tüm iklim koşullarına ve her toprağa uyum göstermiş, iki ya da çok yıllık otsu bitkilerdir. ÜIkemizde 8 ebegümeci türü yetişir. Bunlardan en önemlisi, büyük ebegümeci (M. sylvestris) türüdür. 20-30 cm arasında boylanabilen bu türün yaprakları yuvarlağımsı biçimli, kenarları dişli, uzun saplı, tüylü, karmaşık dizili, 3-7 parçalı ve palmiye gibi damarlıdır.
    
Yaz boyu ve sonbahar başlarında açan pembe renkli, eflâtun çizgili çiçekleri, yaprakların koltuklarından çıkar. Meyveleri 10 parçaya bölünen, olgunlaştığında açılmayan kuru tohumlar hâlindedir. Bitki, döktüğü tohumlarıyla çoğalır.
    
Ebegümecinin yaprakları büyük oranda yapışkan bitki sıvısı; ayrıca glikoz, pektin, yağ esanslarıyla az miktarda tanen içerir. Yaprak ve sapları hafif kokulu ve yavan lezzetlidir. Bazı yerlerde sebze olarak yenir.
    
Ebegümeci gastrit ve mide ülserlerinde iyileştiricidir; üst solunum yolları nezlesiyle bronşitte göğsü yumuşatıcı; balgam söktürücü ve öksürüğü kesicidir. Ayrıca ciltteki çıban, yara ve küçük yanıklarda iyileştirici etki yapar.

]]></description><pubDate>Mon, 07 Sep 2009 03:47:49 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/ebegumeci/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/ebegumeci/</guid></item><item><title><![CDATA[E VİTAMİNİ]]></title><description><![CDATA[Tahıllarda, bitkisel yağlarda ve yiyeceklerin çoğunda bulunan bir vitamin.  Yağda çözünür. Pişirilmeye dayanıklıdır. En iyi antioksidandır. Hücreyi serbest radikaller, ağır metaller, zehirli bileşikler, ilâç ve radyasyonun zararlı etkilerinden korur. Bağışıklık sistemi için gereklidir. Virütik hastalıklara karşı bağışıklık sistemini geliştirir. Göz sağlığı için büyük önem taşır. Retinanın gelişimi için gereklidir. Serbest radikallerin katarakt yapıcı etkilerini önler. Yaşlanmaya karşı koruyucudur. Özellikle gebelikte gereklidir. Üremede, kansere yol açan maddelerin yok edilmesinde ve oksijenin hücrelerdeki zararlı etkisini önlemede gereklidir. En bol ay çekirdeği, badem, buğday, çiçek yağı, mısır özü yağı, soya yağı, balık yağı ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.



]]></description><pubDate>Mon, 07 Sep 2009 03:46:23 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/e-vitamini/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/e/e-vitamini/</guid></item><item><title><![CDATA[DALAK]]></title><description><![CDATA[Embriyonda kan yapıcı organ olarak, erginlerde de kan depolama ve yaşlanmış alyuvarların yıkım yeri olarak görev yapan organ.  Dalak bağ dokusuyla çevrilmiştir. Bu bağ doku bir ağ biçiminde dalağın içine girmiştir. Dalağın en karmaşık görevlerinden biri de kan basıncının düzenlenmesidir.
    
İşlevleri doğrudan kanla ilgili olan dalak, tifo, sıtma ya da anemi yüzünden işlevlerini yerine getiremez. Bazı vak’alarda dalağın alınması (küçük çocuklar dışında) ameliyatı, uzun süreli bozukluklar bırakmaz.

]]></description><pubDate>Sat, 05 Sep 2009 04:42:10 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/d/dalak/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/d/dalak/</guid></item><item><title><![CDATA[DAKTİLO]]></title><description><![CDATA[1873&#8242;te Amerikalı Sholes Glidden tarafından yapılan ilk pratik yazı makinesi.  Önceleri lüks bir eşya olarak görülen daktilolar daha sonra hızla yaygınlaştı. Daktiloyla yazılmış ilk edebiyat eseri; Mark Twain&#145;in “Tom Sawyer’in Maceraları” adlı eseridir. Yirminci yüzyılın başlarında, elektrikle çalışan daktilolar kullanılmaya başlandı. Ancak bir süre sonra, elektrikli daktilolar yerini bilgisayarlara bıraktı.
]]></description><pubDate>Sat, 05 Sep 2009 04:40:58 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/d/daktilo/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/d/daktilo/</guid></item><item><title><![CDATA[DAKİKA]]></title><description><![CDATA[Bir saatlik zamanın altmışta biri. Kısaca d sembolüyle gösterilir.

]]></description><pubDate>Sat, 05 Sep 2009 04:39:52 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/d/dakika/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/d/dakika/</guid></item><item><title><![CDATA[DAİRESEL HAREKET]]></title><description><![CDATA[Newton’un Birinci Hareket Yasası, hareket hâlindeki bir cismin, dışarıdan bir kuvvet etki etmedikçe hareketini sabit bir hızla sürdüreceğini belirtir.  Kuvvet hareketin yönüne dik uygulanırsa, yalnızca hızın yönü değir. Hareket hâlindeki bir cisme sabit ve dik olarak bir kuvvet uygulanırsa, cisim sabit hızda dairesel bir yolda hareket eder.
    
Bir cismi dairesel bir yolda hareket hâlinde tutan kuvvete merkezcil kuvvet denir. Merkezcil kuvvetle merkezkaç kuvveti birbirinden farklı kuvvetlerdir. Merkezcil kuvvet cismin hareketi sırasında çizdiği çembersel yoldan dışarı çıkmasını önleyen ve cismi sürekli merkeze doğru çeken kuvvettir.
    
Bir cisim, onu dairenin tam ortasına doğru yönlendirecek merkezcil bir kuvvet varsa, dairenin üzerinde bir noktada hareket edecektir. Hız vektörü daima, daireye teğettir.
    
Sabit hızla hareket eden bir cisme etkiyen merkezcil kuvvet;

Bu ifadenin sağı ve solu m ile bölündüğünde, merkezcil ivme elde edilir:

    


]]></description><pubDate>Sat, 05 Sep 2009 04:39:01 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/d/dairesel-hareket/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/d/dairesel-hareket/</guid></item><item><title><![CDATA[DAİRE]]></title><description><![CDATA[Çemberle çemberin iç bölgesinin birleşiminden oluşan düzlemsel şekil. Daireye çembersel bölge de denir. Dairenin çevresi, daireyi çevreleyen çemberdir.
    
Dairenin merkezi, yarıçapı ve çapı, çevresini oluşturan çemberin merkezi, yarıçapı ve çapı ile aynıdır.
    
Dairenin, bir kirişle ayrılan parçasına daire parçası denir.
    
Daire üzerindeki bir merkez açı ve bu açının gördüğü yayla sınırlanan bölgeye daire kesmesi denir.
    
Dairenin çevresinin uzunluğu, daireyi çevreleyen çemberin çevresinin uzunluğuna eşit olduğundan, çember için geçerli olan çevre formülleri, dairenin çevresi için de geçerlidir.
    
Bir dairenin çevresinin uzunluğunu bulmak için yarıçap uzunluğunun verilmesi yeterlidir. Yarıçapının uzunluğu “r” olduğuna göre,
    
Dairenin çevresi = 2.p.r
ve
Dairenin alanı =p.r2 dir.

]]></description><pubDate>Sat, 05 Sep 2009 04:37:23 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/d/daire/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/d/daire/</guid></item><item><title><![CDATA[DAĞLARCA, FAZIL HÜSNÜ]]></title><description><![CDATA[(1914 İstanbul - ) Türk şairi. Kuleli Askerî Lisesini ve Harp Okulunu bitirdi.  1950&#8242;de kendi isteğiyle emekli oluncaya değin çeşitli yerlerde subay olarak görev yaptı. Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğünde ve Çalışma Bakanlığında çalıştı. İstanbul’da Kitap adını verdiği bir kitap evi açtı. Türkçe adlı bir dergi çıkararak 43 sayı yayımladı. 1970 yılından itibaren yaşamını yalnızca şairlikle sürdürdü.
    
Adını, Varlık dergisinde çıkan şiirleriyle duyurdu. Şiirleri, Kültür Haftası, Aile, Yücel, Yeditepe, Türk Yurdu, Türkçe, Yön, Ataç, Türk Dili ve başka dergilerde yayımlandı. Türk şiirinin Tanzimat Döneminden bu yana en verimli sanatçısı olarak 100&#8242;e yakın şiir kitabı yayımladı.
    
İnsanı, tüm yönleriyle ele alan şiirler yazdı. Bireyi, hem doğrudan doğruya birey olarak kendi dünyası içinde hem de toplumsal yönden ele aldı. Gerçekçi konulara karşı duyarlı oldu. Anlatımı ve işlediği konularla son dönem Türk edebiyatının en önemli şairleri arasında yer aldı. Bireysel temalardan evrensel temalara açıldı. Böylece ünü Türkiye sınırlarını aştı. Yapıtları çeşitli dillere çevrildi.
    
Başlıca yapıtları şunlardır:
Havaya Çizilen Dünya (1943), Çocuk ve Allah (1940), Üç Şehitler Destanı (1949), Toprak Ana (1950), Asu (1956), Delice Böcek (1957), Batı Acısı (1958), Cezayir Türküsü (1961), Türk Olmak (1963), Yedi Memetler (1964), Çanakkale Destanı (1965), Vietnam Savaşımız (1966), Hiroşima (1970), Kubilây Destanı (1986), Malazgirt Ululaması (1979), Kınalı Kuzu Ağıdı (1972), Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1973), Balina ile Mandalina (1977), Çukurova Koçaklaması (1979), Kuş Ayak (1971), Açıl Susam Açıl (1967), Şeker Yiyen Resimler (1980), Yazıları Seven Ayı (1979).



]]></description><pubDate>Sat, 05 Sep 2009 04:35:48 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/d/daglarca-fazil-husnu/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/d/daglarca-fazil-husnu/</guid></item><item><title><![CDATA[DAĞILMA ÖZELİĞİ]]></title><description><![CDATA[Bir A kümesi üzerinde tanımlı * ve o işlemlerinin, a, b ve c A kümesinin elemanları olmak üzere;  a o (b * c) = (a o b) * (a o c)
özeliğini sağlamasına, o işleminin * işlemi üzerine dağılma özeliği denir.
    
Örnek
Reel sayılarda çarpma işleminin, toplama işlemi üzerinde dağılma özelliği vardır.
    
3 x (2 + 5) = (3 x 2) + (3 x 5)
3 x 7 = 6 + 15
21 = 21

]]></description><pubDate>Sat, 05 Sep 2009 04:34:09 +0000</pubDate><link>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/d/dagilma-ozeligi/</link><guid>http://www.kozakli.gen.tr/nedir-kimdir/d/dagilma-ozeligi/</guid></item></channel></rss>